Karate-DO

T.C.Karate Federasyonu başkanı Av. Dr. Aslan Abid Uğuz ile sözleştiğimiz üzere Avukatlık mesleğini icra ettiği ofisinde buluştuk. Başkanlık görevini yaklaşık 11 ay önce üstlenen Uğuz ile A’dan Z’ye uzun uzadıya karate  konuştuk. Sorularımı kendi penceresinden içtenlikle şöyle yanıtladı.

Karate çalışmak isteyenlere neden karate branşını yapmalarını tavsiye edersiniz ?
Karate çalışmak isteyenlerin yaş grubuyla direkt alakalı, her anlamda cevaplarımız olacaktır. Özellikle çocuksa ve hayatını disipline etme konusunda çok büyük faydaları olduğunu zaten hep yaşıyoruz ve görüyoruz. Öğretmenlerimiz  olumsuz şekilde ve ön yargı ile yaklaşan ve okullarda karateye başlayan çocukların ne kadar karateden fayda gördüğünü, hayatını ne kadar disipline ettiğini görüyoruz. Klüpleri dolaştığımızda antrenmanlarda veliler de orada oluyorlar. Fedakarlık yapıyorlar. Veliler ile yaptığımız sohbetlerde karate branşının ne kadar çok faydalı olduğunu ve disipline olduklarını itiraf ediyorlar. Orta yaş ve ilerlemiş yaşta karate sporuna başlayan bir çok karatekamız var.
Veteran spor kulübümüzde bu yaşlarda karate çalışmak isteyen herkese açık, ayrıca otomatikman sağlık açısından çok faydalı, ileriki yaşlarda karateye başlayanları müsabaka ortamına getirmiyoruz ama karatenin ısınmadan tutun, temel tekniklere kadar karate  çalışmalarını öğretmenlerimiz yaşa göre ayarladığından karate çalışmalarının inanılmaz faydalı olacağını düşünüyoruz.

Siz sportif karate ile geleneksel karate arasında hangi sistemi benimsiyorsunuz?
Ucu açık bir soru, burada iki değişik fikrim var. Bu cümleyi kullandığım için arkasında da olmam lazım. Dünyada geleneksel karate ile ilgili olarak JKA başta olmak üzere bir çok organizasyon var. Ama biz dünya karate federasyonuna (WKF) bağlı olduğumuz için sportif karate yolunda çalışmalarımızı yapmamız gerekiyor. Dünyada hocalarımızın hocaları ciddi anlamda emek vermiş, canı yanmış hocalarımız olduğu için, tatamide şu an ufacık bir dokunma olurken, hocalarımız kanın gövdeyi götürdüğü maçlar yaşamışlar. Gerçekten karate buralara gelene kadar tüm hocalarımızın emeği var. Ama şöyle bakalım olaya, biliyorsunuz Kyokushin diye bir vuruşlu karate branşı var. Kyokushin’de sadece surata yumruk darbesi yok. Öncelikle sportif karatenin başkanıyım. Bu nedenle sportif karate tercihimdir.

RAHMETLİ ESAT BAŞKANIN

RUHUNU VE KEMİKLERİNİ SIZLATTILAR

Balkan ve Hazar şampiyonalarının yanısıra  geçtiğimiz hafta Endenozya’da yapılan K1 gibi uluslararası prestijli turnuvaya milli takımımız neden katılmadı?

Balkan şampiyonası geçtiğimiz ay düzenlendi. Balkan federasyonu ve Kosova ile bizim ciddi bir sıkıntımız var. Rahmetli Esat başkan döneminde zaten bu sıkıntılar yaşanmış. Kosova’nın tanınmaması ve Balkan federasyonunun özellikle diğer federasyon üyelerine sormadan kendi düşünceleri doğrultusunda kararlar vermesi dolayısıyla rahmetli Esat başkan Balkan karate federasyonundan ayrıldı ve biz bir daha Balkan karate federasyonuna üye olmadık. O dönemden itibaren biz Balkan federasyonundan çıktık. Esat başkan rahmetli olduktan sonra Balkan federasyonu yönetimi zamanın geçici başkanı olan Mehmet Kör ve yönetim kuruluna “Gelin tekrar bir arada olalım’’ diye bir davet gönderdi. O zamanki yönetim kurulu da bu davete icabet etti. Biz bu konuda hiçbir yorum yapmadık. O zaman biz seçim aşamasındaydık. Biz başkan adayı olarak olumlu veya olumsuz bir görüşte bulunmadık. Fakat şu an muhalefet yapan arkadaşlarımız o zaman rahmetli Esat başkanın ruhunu ve kemiklerini sızlattınız buraya giderek diye açıklamalarda bulundular. Şu an oraya niye gitmiyorsunuz diyen arkadaşlarımız “Niye biz balkan federasyonundan çıkmıştık” diye açıklamalarda bulundular. Facebook orada bakabilirsiniz. Ben seçildikten sonra Balkan Federasyonu’nun genel federasyonu Jipek ilk toplantımızda, Gaziantep’te Avrupa şampiyonasının hazırlığı olmasına rağmen bana ilk sorduğu soru şuydu: Balkan ile ilgili ne düşünüyorsunuz? Esat başkanın almış olduğu kararın doğru olduğunu ve ben de bu kararı devam ettireceğim ve tüm Balkan ülkelerinin bağlı olduğu bir federasyon olsun. Fakat Kosova da orada olmalı dedim. “Kosova da kabul edilmiş bir Ülke ve orada olacak” dediler. Gitmediğimiz Balkan şampiyonası sürecinde Yunanistan, Bosna gibi ülkeler şampiyonayı yapamayacaklarını  bildirdiler. Bu süreçte Balkan federasyonuna biz yazılı olarak “Kosova’nın olmadığı bir şampiyonaya gitmeyeceğiz” dedik. Sırbistan’da yapılacağı açıklanmadan önce Sayın Jipek’e sürekli “Bu şampiyonayı Türkiye’de yapalım” dedim. Ve “Sırbistan’da yapılacak” diye oldu bittiyle söylendi ve Kosova’da gelecek diye neden oraya gidiliyor diye düşünüldü, sonra vazgeçtik. 21 Mayıs’ta fiyat istediğimizde “% 50’sini gönderin, göndermezseniz geçerli değildir” dediler. Herhangi bir şekilde yazılı bir cevap vermedik. İstenilen meblağı da göndermedik. Kosova’nın katılmayacağını öğrendiğimizde mail ile katılmayacağımızı bildirdik. Balkan federasyonunun hikayesi budur. Balkan şampiyonasına gitmedik diye eleştiren arkadaşlarımız Esat başkanın kemiklerin sızlattınız diye açıklama yaptılar. Hangi noktada olduklarını onlara sormak gerekli. Bizim noktamız ve duruşumuz bellidir.

BİZ REZERVASYON YAPTIRMADIK !..

Balkan Federasyonu rezervasyon yaptığınızı iddia ederek 34.000 Euro sizden yazılı olarak bu meblağı istediğini belirtiyor?

Böyle bir talebin hukuki ve ahlaki bir dayanağı yoktur. Ahlaki derken kastim şu; Bazı kurallar vardır. Genel kabul edilmiş kurallardan bahsediyorum. Ahlaksızlık anlamında söylemiyorum.Yanlış anlaşılmasın. Biz, “24 Mayıs’ta bu rezevasyonu yapıyoruz” dediklerinde zaten Balkan federasyonu bu arada konu değildir. Balkan federasyonundan geliyor olması çok saçmadır. Organizayonu yapan Sırbistan federasyonudur. Örnek olarak Konya’da  Dünya şampiyonası yaptıklarında TKF’yi muhatap aldılar. Bizim yazışmalarımız oda talebimiz de ayrıca bize 34000 Euro’yu ödeyin rezervasyonu öyle yaparız şeklindeydi, bu para da yarısı çünkü,i ddia ettikleri meblağ  74000 Euro otel konaklama ücretiydi. Fakat bizim bir rezevasyon talebimiz ve onayımız olmadı. Gelmeyeceğimizi de söyledik ve yazılı olarakda bildirdik. Taleb edilen meblağın hukuki yanı olmadığı gibi mantıklı da değildir. Rezervasyon iptal hakkımızı da kullandık. Kullanmadığımız ve talep etmediğimiz meblağı ödemek durumunda değiliz, TKF’nin resmi bir kurum olduğu unutulmamalıdır. Bizim bir hatamız yoktur. Ortada bir zarar olduğunada inanmıyorum.
K 1 şampiyonasına gelince, sıralamada geride olan sporcuların puan alarak premier lige çıkmalarını sağlayan bir yarışmadır. Değişik Ülkelerde ve kıtalarda düzenleniyor. Bizim milli takımda-ki ana sporcularımızın zaten büyüklerde temsil  eden sporcularımızı istesekte orada yarıştıramayız. Onların hepsi ilk sıralarda olduğu için.-Dolayısıyla buraya gidecek olan sporcularımız puan alacak üste çıkmaya çalıştığımız desteklediğimiz olmalıydı. Bunun için ta Endenozya’ya bir kişi için uçak biletinin 30 bin TL. olduğu bir bilet akıl karı bişey değildir. Yunanistan’da yapılacak olan K1 şampiyonasına katılacağız.

Konya’da düzenlenen dünya şampiyonası esnasında bazı hocalarımız VIP salonuna ve orta tribüne alınmadığını açıkladılar. Bu konuda bir açıklama yapar mısınız ?

Maalesef bu konuda da asılsız haberler var. VİP salonuna alınmadığını iddia eden hocalarımızın tabii ki sözlerine itibar ediyoruz ama şöyle bakmamız lazım. Ben avukat olduğum için ve ceza avukatı olarak ceza hukukunun temelinde ve hayatın olağan akışına uymayan bir şeyin ceza yada uymadığını bildiğim için söylemek istediğim konu şu; biz 1, 2, ve 3 gün herkesi oraya davet etmişiz. Başkan adayı olarak çıkan adamlar gelmişler ve hatta masaları birleştirip kahvaltı yapmışlar. Orada bir arada olmuşlar. Hiç bir kimseye bir şey dememişiz. 4. gün bir hafta önce onur ödülü verdiğimiz Atilla hocamızı oraya almayacağız. Bu hayatın olağan akışına aykırıdır.

Milli Takım Antrenörlerini hangi kriterlere göre seçiyorsunuz ?

Biz seçim için yola çıktığımızda hiç bir hocamız benimle görev pazarlığı yapmadılar. Bir sürü bu konuda yeterli hocalarımız var ama yol arkadaşı olan hocalarımızdan seçtiğimizi zaten camiamız biliyor. Yanlış anlaşılmasın, sadece yol arkadaşlarımız değil, biliyorsunuz Adnan Şamdan hocamız teknik direktörümüzdü. Gerçekten fikir olarak inandığım bir hocamız, ona keza Haldun Alağaş hocamız da aynı şekilde..
Yeni kurul ile almış olduğumuz karar tamamen başarıya odaklıdır.
Şöyle bir handikap vardı. Klüp Antrenörlerimiz uzun süre Dojo’larından uzak kaldığı için öğrenci kaybına uğruyorlardı.
Federasyonun mali yapısı ve bürokratik durumdan dolayı onlara başka bir ödeme veremiyoruz.
Daha önce verilenler müfettişe takıldı.
Özel ödül alan milli takım Antrenörlerin hepsine geri ödeme çıktı. Bizim ödül yönetmeliğimizde Avrupa ve dünya şampiyonalarında bir ödül veremiyoruz.
Bu hocalarımıza da maddi destek yapılması gerekiyor.

ÖDÜLLER GERİ İSTENİYOR !..

Şu anda bakanlıkta olan ve 4 aydır çalışan ve geçmiş döneme ait didik didik eden tabiri caizse bir müfettiş ekibi var.  Bu ödüllerin de mevzuata aykırı olduğu için geri isteneceği belirtildi.
Raporun bitmesini bekliyoruz. Bir anlamda usulsüzlük diyebileceğimiz konular var.
Bizim projelerimizden biri de özel şekilde denetlenmesiydi.

SHOW YAPAR GİBİ İSTİFAYI TASVİP ETMİYORUM!..

Ama şu an devletin denetlemesi altında ondan sonra biz de gerekli denetlemeleri yaptıracağız.
Şu anki milli takım Antrenörlerimizin üçü de 40’lı yaşlarda olmalarına rağmen daha tateminin kokuları üstlerinden çıkmamış ve hedefleri olan hocalarımız dolayısıyla biz de bunların heyecanlarından faydalanmak istiyoruz.
Hiçbir şekilde bize oy vermiş veya vermemiş ayrımı yapmadan görevlendirdik.

Huzurlu bir ortamın olmadığı sağlanamadığı ve verilen sözlerin yerine getirilmediği gerekçesiyle milli takım antrenörlerimiz toplu şekilde istifa ettiler. Bu konuya açıklık getirir misiniz ?

Aslına bakarsanız “Show” yapar gibi istifa etmelerini tasvip etmiyorum. Amacından sapmış oldu.
Çalışamayacakları bir ortam olduğunu düşünseler bile bunun bir yolu, adap ve muaşereti vardır.
Dostluklar vardır. Çünkü bizim onlar ile fikir ayrılığımız karate federasyonunun işleyişi ile ilgili değildi. Dolayısıyla bu konuyu kişiselleştirmemek gerekiyordu.
Adnan Şamdan ve Haldun Alağaş hocalarımızın istifalarını kabul etmeyeceğimi kendilerine söyledim. Adnan ve Haldun hocalarımız bu kararın arkasında durduklarını ve geri adım atmak istemediklerini söylediler.

MÜDAHALE EDİLMESİNE ASLA TAVİZ VERMEM 

Gerçekten baskı gördüler mi ?

Objektif olarak baktığımızda ben kesinlikle bir baskı olduğunu düşünmüyorum.
Türk karatesine yıllarını vermiş bu hocalarımıza nasıl bir baskı olabilir? Beklentilerini bulamamış olabilirler.  Bir milli takım kadrosu açıklandığında bana 100 küsur telefon geliyor.  Onlara beni niye arıyorsunuz, teknik kurulu arayın diyorum. Bir açık kapı bırakmıyorum.  Ben teknik kurulun her kararına saygı duydum ve arkasında durdum. Ama hukuki anlamda idari konularda onların karışmamalarını gerektiğini bir başkan olarak söylemişimdir.  Her milli takım kadrosuna da bunu söylerim. Müdahale edilmesine asla taviz vermem.

Seçim öncesi hocaların bir kısmı şu sıralar yanınızda neden değiller ?

Ben öyle değerlendirmiyorum. Bir çok hocalarımız “Başkanım biz yanlış bilgilendiririldik” diyerek kapımı çalan o kadar çok klüp Antrenörlerimiz var ki; birilerinin vermeye çalıştığı algı olabilir.
Aynı şekilde Adnan Şamdan hocamız da açıklamasında “Ben sadece görevimden istifa ettim.” dedi.
Bu hocalarımız ile kanlı-bıçaklı bir durumumuz yok.  Yavuz hoca ile de bu konuları konuştuk ve birbirimizi anladığımızı düşünüyoruz.  Aslan Abid Uğuz’u destekliyor gibi gözüküp  biz göreve geldikten sonra “Şimdi ben ne olacağım” diye soran kişilere hiç bir şekilde paye vermediğimiz için bu gibi bir kaç kişi “Ben Aslan başkanı desteklemiyorum” demiş olabilirler. Bunları camiamızın etkili kişileri olduğunu düşünmüyorum.

En çok karate kulübünün olduğu İstanbul’da sanırım maddi külfet dolayısıyla ofisi kapattınız, Ankara’ya gidebilmek hem maddi hem zaman kaybı, bu konuda bir önlem alamaz mısınız?

Maddi külfet demeyelim. TKF’nin Bayrampaşa’da bir ofisi vardı. Rahmetli Esat başkanın kendisine ait başka bir işi olmadığı için orayı ofis olarak kullanılanıyordu. Allaha şükür ki: benim 400 metrekare bir ofisim var. Her gün ofisime karate hocalarımız gelmektedirler. Görüşmelerimizi burada yapıyoruz ayrıca bizim kapımız açıktır.

Seçim öncesi sponsor bulacağız  açıklaması yapmıştınız. Sponsor buldunuz mu ?

Camiamızın haklı olarak eleştirdiği bir konu. Görüştüğüm kişiler kurumsal değildi.
Firmaların sahipleri olan ve yıllarca birarada olduğumuz dostlarım bana, “Dövizdeki artışlar nedeniyle reklamları şu kadar kestik, piyasaları tartmamız lazım”  gibi yaklaşımda bulundular.
Ama biz gelirken 29 adet vaatlerimizi 3 sene içinde yapacağız dedik. Gelir gelmez değil.
Sponsorlukla ilgili olarak eksikliklerimiz var.  Fakat Belediyelerden sponsorlukları üst seviyeye getirdik. Ben lafı dolandırmayı sevmiyorum.  Yaptıklarımızın arkasındaysak, yapamadığımız eksiklikleride tamamlamaya çalışıyoruz. Sponsorluk konusunda hedeflediğimiz noktaya gelemedik ama vazgeçmedik. Bu arada söz verdiğimiz, Antrenörlerimizin vize ücretini kaldırdık.

 OY SİSTEMİNİ DEĞİŞTİRECEĞİZ !..

Oy verme sisteminin adil olmadığını seçim öncesi açıklamıştınız. Bir değişiklik düşünüyor musunuz ?

Kesinlikle değiştireceğiz. Bu olay genel kurul ile ilgilidir. Başkanın veya kurulun talimatla yapacağı bişey değildir.

2024 genel kurulunda adil bir şekilde karateye gerçekten hizmet eden, kyu’larını bildiren, şampiyonalara katılan kulüplerin oy kullanacağı bir sistemi getireceğiz ve 2024 genel kurulda da oylayacağız.

Konya’da düzenlenen dünya karate Şampiyonasında sporcunun arkasında milli takım antrenörü taktik verirken  tribünlerden de sporcunun dojo antrenörünün taktik vermesi sporcuyu olumsuz yönde etkilemez mi ? Bu bir koordinasyon eksikliği değil mi ?

Bu sıkıntıyı Prag’da yaşadığımız için özellikle U21’de bu olay daha çok oluyor.
Konya’da bunun önlemini almaya çalıştık. Antrenörlerimiz çok heyecanlılar. O çocuklara yıllarca emek vermişler. Hatta onlarla birlikte orada biz ağladık. Dojo Antrenörlerimiz talebelerini daha iyi tanıdıkları için tribünden veya yaklaşarak kendilerine göre taktik veriyorlar. Bunu da engellemenin imkanı yok.  Milli Takım Antrenörlerimiz de 45 gün içinde o çocukları en iyi bir şekilde etüt etmişlerdir.  Eksikliklerini ve neler yapacaklarını biliyorlar. Dojo Antrenörlerimize söylüyorum; çocuklara ve milli takım Antrenörlerimize güvensinler. Müsabaka esnasında çocukların kafasını karıştırmasınlar. Bu gruptaki çocukların etkilenmesi çok doğal. Ayrıca Erkan hoca kulüp Antrenörlerimiz ile bu konuyu görüşüyor.

BİR ÜST MAKAMA LAYIK GÖRÜLMEM ONUR VERİCİDİR..

TKF Başkanı olduktan sonra göreviniz gereği iktidarın önemli isimleri ile sık sık gündemdesiniz. Ayrıca iktidara yakın olduğunuz aşikar. Bu nedenle size milletvekilliği teklifi yapılırsa adaylığınızı koyar mısınız ?

Bir karate federasyonuna başkanı pozisyonundaki bir kişinin daha üst makama layık görülmesi onur vericidir.  Geçtiğimiz hafta Ankara’da bu bahsettiğiniz konular ile ilgili olarak hem bürokrasi, hem Ak parti ve MHP merkezlerini dolaştığımda bana “Aday mı olacaksın?” diye sordular.
Soranlar Adaylar ve Parti yetkilileriydi. Ben şöyle cevap verdim.” Ben bu camiaya 2 dönem seçime gireceğim. 2024 seçiminde sonra hayat neyi gösterir bilemeyiz.

SENSEİ RIDVAN GÜMÜS VE SENSEİ HASAN

OKUŞ TKF DANIŞMANI OLDULAR.

 

Son olarak karate camiamıza DOJOSPOR aracılığıyla bir mesajınız var mı ?

İlk güzel bir haberi sizinle vereceğim. Sağolsun, Rıdvan Gümüş ve Hasan Okuş hocalarımız fahri olarak yapmış olduğum teklifi kabul ettiler. Türkiye Karate Federasyonu Başkanı danışmanı olarak görev yapacaklardır.

YASAL UYARI:  Dojospor® marka tescillidir. Taklit edilemez. Yazı, resim yada grafiklerden (Facebook sosyal sitesi haricinde) izinsiz alıntı yapılamaz, (Telif Hakkı) Copyright© Dojospor, bir uzakdoğu ve mücadele sanatları web sitesidir.

DOJOSPOR Yönetim kurulu… 

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı