RÖPORTAJ
Trend

Şafak Bozkurt- DOJOSPOR

Şimdiye kadar 350’nin üzerinde film çeviren, Türk sinemasının yaşayan efsanesi ve milyonların gönlünde taht kurmuş olan Cüneyt Arkın ile bir çok aksiyon filmlerinin kareograflığını yapmış olan ve kendisini çok yakından tanıyan yayın danışmanımız Sensei Sadettin Özgenç, okuyucularımızın yoğun isteği dolayısıyla kendisine rica ettik ve bizi kırmayarak Cüneyt Arkın ile geçmişte olan çalışmaları ve anılarını arşivinden geçmişteki resimleri ile birlikte bize özel açıklamalarda bulundu.

Sensei Sadettin Özgenç ve Cüneyt Arkın: Bu fotoğraf Türk basınında ilk kez yayınlanıyor…

‘’ Ben Cüneyt Arkın’ın filmlerini izleyerek büyüdüm, o koca çınar çocukluğumun kahramanıydı, onunla tanışmayı tahayyül bile edemezdim,kendisinin karate sporuna olan müthiş ilğisi dolayısıyla yollarımız kesişti ve avantür filmleri furyasının olduğu 80’li yıllarda yaklaşık 4 yıl kadar çalışmalarımız oldu, aksiyon sahnelerinin hazırlanışı öncesi provaları beraber yaparak hazırlanırdı, gösterilen karate figurlarının, tekniklerinin anlatımını can kulağı ile dinler ve uygulardı. Türk sinemasına gelmiş en iyi avantür film yapan, en iyi at binen, en iyi kılıç sallayan ve ok atan şüphesiz Cüneyt Arkın’dır.

Sensei Sadettin Özgenç, Cüneyt Arkın ile film setinde

Şimdiye kadar bir çok aktör ile çalıştım ama aksiyon sahnelerinde karate tekniklerini kameraya çok güzel yansıtan efsane sanatçımızdır, tam manasıyla teknik olarak bir sarı kuşak katasını bile çizemez ama aksiyon sahnelerinde karate tekniklerini görsel olarak kamera karşısında açıları çok iyi kullanırdı, bu yönü de Türk sinemasının en tecrübeli jönü olmasından kaynaklanıyor, ayrıca film setinde motor komutuyla çekimlerde o kadar büyük ustalıkla rolünün hakkını verir ve ikinci kez o sahne çekilmezdi, kamera önünde devasa bir anıt gibi yükselir ve tüm setteki görevliler ve rol arkadaşları kendini hayranlıkla izlerdi, o Türk sinemasının ulu çınarıdır.’’

CÜNEYT ARKIN BİR KARATE  AŞIĞIDIR !..

Sensei Özgenç, bunca yıl Türk sinemasının efsanesi ile beraber çalışmalarına rağmen aksiyon filmlerinde neden kendisinin neden rol almadığı konusunu bize şöyle açıkladı; ‘’ Bence herkes bildiği işi yapmalıdır, film afişlerinde resimlerim bulunsa da her zaman kamera arkasını tercih ettim, Fatih halkevi ve budokan karate okulunda yıllarca beraber antrenman yaptığımız rahmetli sporcu arkadaşım Osman Betin kamera önünü tercih etti ve başrole yakın bir çok avantür filmlerinde oynadı, ayrıca dojomuzdaki Cüneyt Arkın hayranı gençleri, hatta mahallemizdeki meraklı gençleri dahi film setine götürürdüm, hepsi filmlerde küçük rollerde oynamışlardır. Hiç bir zaman Cüneyt ağabey ricamı geri çevirmemiştir. Ayrıca kendisi ile şimdiye kadar gazeteci kimliğim ile bir çok röportaja da imza attım, magazin türü gazetecilerin röportaj isteğini bir çok kez geri çevirmiştir, ama o bana hiç bir zaman ‘’NAYIR’’ (!) demedi ( Gülüşmeler) Hatta unutamadığım önemli bir anımı sizler ile paylaşmak istiyorum, bir gün Temmuz sıcağında film setinde Çatalca’da İnceğiz mağaralarında çekim sonrası yemek molasında gazetelere sarılı yemeklerimizi çimenlerin üzerinde hep beraberce yerdik, Sultanahmet’den gazete kağıdına sarılı köfte ekmeklerimiz gelirdi. Film setinde bütün çalışanlar ile birlikte o kadar lezzet alırdık ki anlatamam. Plastik bidona doldurulmuş suyumuzu, gölgede durabilse bile yaz sıcağında hamam suyuna dönmüş halde, aynı plastik bardaktan içerdik, hem de kuyruğa girerek. Sette en çok su sıkıntısı çekilirdi.

Bir gün yemek kumanyamız az gelmişti talebeler önce karnını doyursun düşüncesiyle yemek molasına katılmadığımı fark eden Cüneyt ağabey beni yanına çağırdı ve bağdaş kurarak yanına oturdum, bana‚‘Sadettin hocam sen çok iyi niyetli bir insansın‘‘ dedi ve bana sarılarak sımsıkı kucakladı, o sırada çimenlerin üzerine serilmiş olan gazete kağıdının üzerinde ki soğanı bir yumruk darbesiyle parçalayarak soğanın cücüğü dediğimiz orta kısmı ile ekmek arası köftesini benim ile paylaşmasını unutmam mümkün değildir.

İşte rahat koltuklarda oturup izlediğimiz, çoğu sahnesinde bu kadar da olmaz deyip, belki de güldüğümüz, kimi zaman heyecanlandığımız o filmler bu zor şartlarda ortaya çıktı. Cüneyt Arkın Herşeyi ile örnek bir insandır,halktan biri olduğu olduğu için bu kadar çok sevilmektedir.

                      

ALKOLÜ KARATE ÇALIŞARAK YENDİ !..

Bir gün sarhoş olarak evine gelen Cüneyt Ağabey, eşi Betül hanım kendisini gizlice kameraya çekmiş ve ertesi günü izletmiş ve o halini gördükten sonra alkolü o günden sonra ağzına sürmemiştir,karate çalışmalarına ağırlık vererek mutlu olmuştur, daha sonra şehir şehir dolaşarak içki ve uyuşturucu hakkında konferanslar vermiştir.

Sensei Sadettin Özgenç, sosyal medyada sık sık öldü haberleri ile kendilerine prim yapmaya çalışanlara bir çift sözüm var diyerek söyleşiyi şöyle noktaladı, bu tarz haber yapanlar,bir gün siz hepiniz öleceksiniz ve çevrenizden başkası duymayacak, fakat o yaşayacak.

Yılların eskitemeyeceği gönüllerin kralı seneler geçsede hafızalardan silinmeyecektir.

Sadece filmlerde değil gerçek hayatta da bir halk kahramanıdır, Malkoçoğlu..

 

YASAL UYARI:  Dojospor® marka tescillidir. Taklit edilemez. Yazı, resim yada grafiklerden (Facebook sosyal sitesi haricinde) izinsiz alıntı yapılamaz, (Telif Hakkı) Copyright© Dojospor, bir uzakdoğu ve mücadele sanatları web sitesidir.

DOJOSPOR Yönetim kurulu… 

 

Etiketler
Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı