RÖPORTAJ

Shotokan karate stilinin en efsanesi Soke Hirokazu Kanazawa (10.Dan) 8 Aralık 2019 da hayata veda ederek Karate dünyasını yasa boğdu.

Yaşamı boyunca binlerce karate-ka yetiştirmiş olan hocaların hocası Soke Kanazawa, karate sporuna ilk başladığım 70’li yıllarda benimde idolüm idi, İstanbulun Beyoğlu semtinde istiklal caddesi üzerinde bulunan kitapçılardan neşredilen bütün kitaplarını almış ve incelemiştim, yıllar sonra yollarımız Almanya’da kesişti ve o efsanenin sayısız seminerine katılma şansını ve kendisini yakından tanıma fırsatını yakaladım, ayrıca yüz yüze gerçekleştirdiğim geniş kapsamlı röportajımı dönemin en çok okunan Karakuşak dergisinde Türk basınında ilk kez benim imzam ile yayınlandı.

Shotokan karate stilinin en önemli isimlerinden Soke Hirokazu Kanazawa unutulmaz bir efsanedir.Mücadele sanatları hiyerarşisinde otoriteler tarafından Shotokan karatenin babası Gichin Funakoshi ve Modern karatenin kurucusu Prof.Masatoshi Nakayama‘nın ardından en önemli isim olarak onun adı geçiyor.Genel olarak karatenin en tanınmış yüzleri arasındadır. Bu hayranlık, enfes tekniğinden ve mütevazi yaklaşımından kaynaklanmaktadır.

Ancak Hirokazu Kanazawa kimdir? Shotokan karate’ye neden başladı? Karate kariyeri nasıl ortaya çıktı? Bu sorulara bir çok karate üstatlarının görüşlerini bakış açılarını özümlediğimizde şöyle bir portre ortaya çıkıyor.

HİROKAZU KANAZAWA’NIN

İLK YILLARI VE KARATE İLE TANIŞMASI

Kanazawa 3 Mayıs 1931’de Japonya’nın İwate eyaletinde doğdu.

Babası 1940’larda genç olarak ölen bir balıkçıydı. Bu nedenle, annesi Masue, hayatı üzerinde büyük bir etki yarattı.Ağabeyi Tatsuo, balıkçılık yaparak Kanazawa Ailesine katkıda bulunuyordu.Aile geçmişi orta halli işçi sınıfıydı ama küçük kardeşi Hideo tıp fakültesini kazanarak sonunda doktor oldu. Lise sırasında genç Kanazawa dövüş sanatlarına ilgi duydu.Keskin bir boksör ve iyi bir Judokaydı hatta özverili çalışmalarınıon neticesinde 2. Dan rütbesine ulaştı.Hirokazu Kanazawa ilk olarak 1940’larda lise yıllarında Karate’nin farkına vardı.Onu bu sanatla ilk tanıştıran kişi, sömestre tatilinde onu ziyaret eden Yamashiro adında Okinawalı bir arkadaşıydı. Bir gece Hirokazu ve arkadaşı ile birlikte eğlence sırasında alkol almışlar ve nihayetinde birkaç yerel balıkçı ile kavga etmişlerdi.Birileri polis karakolunu araması üzerine Polisler olay mahalline geldiğinde (Polis memuru Kodama tanınmış bir 5. Dan judokaydı.) Olaya müdahale ettiğinde. Hirokazu’nun kendisi gibi genç arkadaşı Yamashiro’nun Memur Kodama’nın müdahale etmesi üzerine bir karate tekniği ile burnunu kırmıştı.Bu Kanazawa’nın Karate’yi ilk kez tanımladığı bir andı ve onun üzerinde devasa bir etkisi oldu. Sonuç olarak bir karateka olmak istedi. Ancak yerel olarak Karate kulübü yoktu. Bu yüzden üniversiteye girene kadar beklemek zorunda kaldı.1951’de Kanazawa Tokyo’daki Nippon Üniversitesi’ne kaydoldu.

Üniversitenin Karate kulübüne katıldı, ancak kısa süre sonra eğitimden hayal kırıklığına uğradı. Algılamasında kulüp zayıftı çünkü sadece bir siyah kuşak ve bir kaç beyaz kuşaklı öğrenci vardı. Neyse ki, Takushoku Üniversitesi öğrencileri tarafından yürütülen bir eğitim oturumunu izleme şansı da buldu.Takudai’nin performansı onu çok etkiledi ve Takushoku Üniversitesi’ne transfer olmayı seçti. Bu karar daha sonraki kariyeri için biçimlendirici oldu.Yılın ilerleyen günlerinde, Hirokazu Kanazawa Takushoku Üniversitesi giriş sınavlarına girip kazanarak üniversiteye geçti. Ayrıca, ülkenin en güçlü kabul edilen üniversitenin Shotokan karate kulübüne de katıldı. Boks ve Judo ile yakın mesafeli ve yer dövüş becerileri geliştiren Shotokan karate’nin uzun menzilli dövüş tekniklerinden etkilendi.Hirokazu Kanazawa Modern karatenin kurucusu Prof.Masatoshi Nakayama tarafından günde 5-6 Saat Eğitildi.Sanata olan tutkusu o kadar büyüdü ki, genel çalışmalarının yanında her gün bir kaç saat özel eğitim aldı. Ancak genç Hirokazu Kanazawa da diğer karate öğrencilerine teknik olarak yetişmek için azimle çalışıyordu.Ayrıca uyguladığı teknikleri prova etmek için birçok zihinsel ve kişisel tekniklerde uyğuluyor ve kabul görüyordu.

KARATE-DO’NUN BABASI FUNAKOSHİ İLE ÖZVERİLİ ÇALIŞMALAR

Arada bir karate-do’nun kurucususu olan Gichin Funakoshi ile de çalışmalarda bulunuyordu.Genç Kanazawa zamanla Funakoshi’nin himayesinde ustalaşmak için ilişkisini geliştirdi.Hatta arkadaşlarınıda karateye teşvik ederek dojoya getirip birlikte çalışmalara katılıyordu bu özverili çalışması Funakoshi’nin kendisine olan güvenini ve sevgisini sağladı.

Üniversite’den mezun olduktan sonra tanınmış bir balıkçı şirketinden üst düzey yönetici olması yönünde dolgun ücretle iş teklifi almıştı.

Ancak, JKA Baş Eğitmeni Profesör Masatoshi Nakayama, JKA merkezinde Kanazawa’ya çalışma teklif etti,balıkçılık şirketinin teklifini red ederek JKA bünyesinde çalışmayı tercih etti.

Amacı tutkunu olduğu karate branşında daha iyi bir yerlere gelmek istiyordu.Ayrıca üniversite sırasında Japonya Karate Derneği’ne zaten katılmış ve bir karate eğitmeni olmak hayalini gerçekleştirmek istiyordu ve o güvenini hissediyordu.

Sensei Takayuki Mikami’nin yanında 1957’de yorucu geçen eğitmenler dersleri sonrası imtihanı kazanarak UZMAN EĞİTMEN olarak mezun oldu.

Eğitmenleri arasında Nakayama, Hidetaka Nishiyama, Taiji Kase ve Teruyuki Okazaki vardı.

Sonuç olarak, JKA Honbu dojo‘da,çeşitli şirketlerde ve üniversitelerde eğitmen oldu. Böylece Musashi Endüstri Üniversitesi, Mitsubishi Shoji Company ve Arabia Oil Company gibi kuruluşlarda karate-do eğitimi verdi.

KIRIK BİR BİLEK İLE JKA ŞAMPİYONASINI KAZANDI

28 Ekim 1957’de Tokyo Metropolitan Spor Salonu’nda 1. Tüm Japonya Karate Birliği Şampiyonası düzenlendi. Bu nedenle, Kanazawa şampiyonalar için yoğun bir şekilde eğitim almıştı. Ancak, şampiyonaların başlamasından beş gün önce bileğini iki yerden kırdı.Yaralanma Kanazawa’yı üzdü ve müsabakaya çıkmamaya karar verdi.Ancak annesi, turnuvada yarışmasını izlemek için Tokyo’ya gitti. Ona kullanabileceği başka uzuvları olup olmadığını sordu. Annesinin bu sözleri onu adeta kamçılamıştı.Ne olursa olsun Annesini hayal kırıklığına uğratmak istemeyerek şampiyonaya katıldı. Girdiği müsabakalar boyunca rakiplerinin ataklarını engellemek için sürekli sağlam olan diğer elini ve sürekli ayak tekniklerini kullandı. Seyirci şaşkın şekilde karşılaşmalarını izliyordu ve genç Kanazawa karşısına çıkan rakiplerine kırık koluyla büyük bir üstünlük sağlayarak ippon ile 4 müsabaka kazanarak finale çıktı üstelik kumite finalinde dişli rakibi Katsunori Tsuyama’yı yendi ve şimdiye kadarki ilk JKA kumite şampiyonu oldu. Böylece dünya karate tarihine adını altın harflerle yazdırmış oldu. (Kanazawa’nın finaldeki rakibi Shihan Katsunori Tsuyama halen yaşıyor ve JKA Avrupa teknik direktörü Shihan Hideo Ochi (9.Dan) hocamızın da Üniversite yıllarında ilk Antrenörüdür.) Bu arada belirtmek istiyorum 10 Nisan 1957’de Japonya Eğitim ve spor Bakanlığı tarafından Karate resmen bir spor branşı olarak kabul edilmiştir. Ertesi yıl 1958’de başarısını bir önceki yıla göre aşan Hirokazu Kanazawa, Tüm Japonya Karate Şampiyonalarının ilk Büyük Şampiyonu oldu. Kata’da zaferi açıkken,Unutulmaz bir kumite finalinde Sensei Takayuki Mikami ile karşılaştı. Her iki müsabık sanki yaşam ve ölümle savaşmış gibi müsabaka çıkardılar fakat her iki usta kumiteci birbirlerine üstünlük sağlayamadılar ve sonunda hakemler final müsabakasını berabere ilan ettiler. Bu nedenle Kanazawa ve Mikami kumite 1.lik ünvanını paylaştılar.

HİROKAZU KANAZAWA’NIN İLK YURT DIŞI BAŞANTRENÖRLÜĞÜ!

1961 yılında Hirokazu Kanazawa için birçok değişiklik yapıldı. Birincisi, 5. dan derecesine terfi etti. İkincisi, JKA 22 Ocak 1961’de Baş Eğitmen olmak için onu Hawai’ye gönderdi. Sonraki iki yıl boyunca yeni Shotokan karate sanatını adaya tanıttı. Karate’nin Doğum Yeri Okinawa’ya ziyareti; Her zaman diğer karate stillerini deneyimlemek isteyen Kanazawa, Funakoshi tarafından karate branşının Okinawa yarım adasında (Ryu Kiyu)doğum yerini ziyaret etti. Yarımadadayken olabildiğince bir çok dojoda antrenman yapmak için dolaştı. Örneğin, Shorin-Ryu’nun kurucusu Chosin Chibana ve öğrencisi Higa Yuchoku’nun dojolarını ziyaret ederek çalışmalarda bulundu.

İLK JKA DÜNYA TANITIM TURU

29 Mart 1965’te Kanazawa, Tokyo, Haneda Havalimanı’ndan Taiji Kase, Keinosuke Enoeda ve Hiroshi Shirai‘nin yanı sıra JKA için dünya turuna başladı. Tur, JKA ve Shotokan karate’yi küresel sahneye tanıtmayı amaçlıyordu.JKA’nın 4 efsanesi ABD,Almanya, Belçika, Hollanda, Fransa, İngiltere ve Güney Afrika‘daki şehirleri ziyaret etti. Tanıtım turu başarılı oldu ve JKA eğitmenlerinin Japonya dışında ders vermelerini istediler.Hirokazu Kanazawa’nın kendisi için JKA tanıtım turu hayatında önemli bir değişikliğe yol açtı: İngiliz Karate Federasyonu’nun (BKF) yerleşik eğitmeni oldu. Ancak, sözleşme süresi sadece bir yıldır. 1966’da BKF’den ayrıldığında, öğrencilerinin çoğu büyük bir hayal kırıklığı hissetti, çünkü Hirokazu Kanazawa çok sevildi ve İngiliz karate branşında popülerlik kazandı. BKF’den ayrılma sebebi dolayısıyla organizasyonun bölünmesine yol açtı. Böylece yeni kurulan KUGB’nin baş eğitmeni oldu. Aynı yıl JKA onu 6. Dan’a terfi ettirdi.Bir yıl sonra Hirokazu Kanazawa tekrar yurt dışına çıkmak durumunda kaldı. JKA ondan 1967’de Alman Karate Federasyonu’nun baş eğitmeni olmasını istedi. Keinosuke Enoeda ise İngiltere’de KUGB’nin baş eğitmeni rolünü üstlendi.Kanazawa İngiltere’de Başantrenörlük yaptığı süre zarfında film endüstrisinden prodüktörler kendisi ile temasa geçti ve 1968’de, Roger Moore ile birlikte İngiliz televizyon dizisi The Saint’de karate savaşçısı olarak çok küçük bir rol oynadı. Bildiğimiz kadarıyla, bu onun film endüstrisindeki ilk ve son deneyimi oldu.Kanazawa 1970 yılında Japonya’ya dönmek için Almanya’dan ayrıldığında, Shihan Hideo Ochi ile görev değişikliği yaptı.

JAPONYA’YA DÖNÜŞ VE JKA HİYERARŞİSİNDE YÜKSELMEK

971, Hirokazu Kanazawa için bir başka değişiklik yılı oldu. JKA onu 7. Dan’a yükseltti ve JKA Uluslararası Bölümü’nün sorumlu genel müdürü oldu. Ayrıca, baş eğitmen olmak için Musashikogyo, Kantogakuin ve Kitasato üniversitelerinden teklifler aldı ve uzun yıllar eğitmenlik görevinde bulundu.Kanazawa yıllarca yorulmadan JKA’nın kıdemli üyesi ve eğitmeni olarak çalıştı.

HİROKAZU KANAZAWA’NIN JKA’DAN AYRILMASI VE SKIF’İN KURULMASI

Uzun yıllar boyunca Kanazawa, JKA’nın ana yüzlerinden biri olarak ortaya çıktı. Böylece, 1977’de JKA’dan ayrıldığında büyük bir şok oldu.Hirokazu Kanazawa’nın honbu dojo’ya JKA müdürü olarak istifa mektubu gönderdiğini söylüyor. Ancak, JKA eğitmeni olarak istifa etmedi.Ana görevlerinden biri dünyadaki tüm farklı JKA gruplarını birleştirmekti. Başarısız olduğunu hissetti. Bu nedenle uluslararası bölüm müdürlüğü görevinden ayrıldı. JKA’daki bazı çalışma arkadaşları bu ihanet ve zayıflığın bir işaretiydi ve serbest bırakılmasını istediler. Avrupa gezisi sırasında JKA’dan bir fesih mektubu aldı. Şok olmuştu çünkü asla JKA’yı terk etmek istememişti.Kanazawa, Shotokan Karate Uluslararası Federasyonu’nu kurdu!.Efsane Hirokazu Kanazawa, bağımsız olarak 1977’de Shotokan Karate-do Uluslararası Federasyonu’nu (SKIF) kurdu. Teknik gücü ve uluslararası profili kısa süre içinde birçok öğrenciler ve ülkeler SKIF’e katıldı. 1980’lerde ve 1990’larda Kancho Hirokazu Kanazawa, SKIF’yi uluslararası platforma taşımaya odaklandı. Ayrıca uluslararası hakemlik yaptı. 1980 yılında İspanya’nın Madrid kentinde düzenlenen 5. WUKO Dünya Şampiyonası’nda hakem oldu. Ertesi yıl Santa Clara, California’da düzenlenen 1. Dünya Oyunlarında hakemlik yaptı. 1983 yılında, 1. SKIF Dünya Şampiyonası Japonya’nın Tokyo kentinde gerçekleşti. 25 ülke yer aldı. Japonya’dan Shihan Hitoshi Kasuya, kata şampiyonluğunu kazandı .Japonya takımı kumite SKIF dünya şampiyonu oldu. İki yıl sonra Almanya’nın Düsseldorf kentindeki SKIF Dünya Şampiyonası yapıldı.

The International Martial Arts Federation (IMAF) Uluslararası Federasyonu 1988 yılında Hirokazu Kanazawa’yı 8. dan’a yükseltti.

SOKE KANAZAWA KARATE’DE EN YÜKSEK DERECE OLAN 10. DAN SEVİYESİNE YÜKSELTİLDİ

On yıl sonra SKIF tarafından 9. Dan’ı aldı. Nisan 2000’de Endonezya’nın Bali kentinde düzenlenen 7. SKIF Dünya Şampiyonası’nda IMAF tarafından karate de en yüksek derece olan 10.Dan seviyesine yükseltildi.

Ocak 2009’da Kanazawa bir kayak kazası geçirdi. Omurgasının üçü kırılmıştı. 70’li yaşlarında olmasına rağmen azmi sayesinde kısa bir sürede iyileştikten sonra kurslar ve seminerler düzenleyerek dünyayı dolaşmaya devam etti.

Onlarca yıl süren seyahatin ardından Kanazawa, 2012 yılında kendi memleketi Japonya’da daha fazla zaman geçirmeye karar verdi.

Geçen yıl Tokyo’da SKIF’in 40. yıldönümünde yürümekte zorlandı ve zar zor konuşabiliyordu.

Kariyeri boyunca 130’dan fazla ülkeye seyahat etmiş ve yüz binlerce öğrenciye eğitim vermiştir.

İki yıl sonra 5 Nisan 2014 tarihinde Tokyo’da düzenlenen özel bir törenle Hirokazu Kanazawa, SKIF liderliğini resmi olarak oğlu Nobuaki’ye bıraktı. Kanazawa’nın Nobuaki, Fumitoshi ve Daizo olmak üzere üç oğlu var. Ne yazık ki, anneleri genç yaşta öldü. Kanazawa’nın üç oğlu da olağanüstü yeteneklere sahip profesyonel karateka olarak babalarının izinden gittiler.SKIF’in lideri Kancho Nobuaki Kanazawa’nın kızı Hiyori Kanazawa,SKIF dünya şampiyonasında bu yıl büyüklerde dünya şampiyonluğunu yakalamayı başardı.Hiyori Kanazawa, büyükbabasının mirasını taşımaya oldukça kararlı gözüküyor.

Teknik zarafeti ve felsefesi onu benzeri görülmemiş bir olağanüstü bir karate üstadı olan Soke Kanazawa üretken bir yazar olarak birçok eğitici kitap ve video hazırladı.

SOKE KANAZAWA’NIN YAŞAM VE ÖLÜM HAKKINDA DUYGUSAL SON MESAJI!

 

Soke Kanazawa´nın karate yaşamı boyunca Zen Budizminden oldukça etkilendi. Vefat etmeden önce verdiği bir röportajda yaşam ve ölüm hakkında şunları söyledi; “Öncelikli felsefem,her zaman kendime ve başkalarına karşı dürüst olmaya çalıştım ve çalışıyorum.Ölüm dahil hiçbir şeyden korkmadığımı söyleyebilirim, kibirli bir şekilde söylemiyorum. Yaptığım her şeyde her zaman elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyorum, bu yüzden öldüğümde arkamdan binlerce karateka benim meşalemi taşıy

acaklardır,bu yüzden müsterihim.Yaşamın fiziksel ölümden sonra da devam ettiğine inanıyorum – tüm yaşam devam ediyor. “…

Dünya karatesinin unutulmaz efsanesi Soke Hirokazu Kanazawa belleklerden hiç bir zaman silinmeyecektir.Toprağı bol olsun.Oss

 

YASAL UYARI:  Dojospor® marka tescillidir. Taklit edilemez. Yazı, resim yada grafiklerden (Facebook sosyal sitesi haricinde) izinsiz alıntı yapılamaz, (Telif Hakkı) Copyright© Dojospor, bir uzakdoğu ve mücadele sanatları web sitesidir.

DOJOSPOR Yönetim kurulu… 

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın

Kapalı
Başa dön tuşu
Kapalı