RÖPORTAJ

T.C.Karate Federasyonu Başkanı Adayı sayın Av. Dr. Aslan Abid Uğuz ile bir davet üzerine aynı zamanda başkanlığını yaptığı Veteranlar Karate Kulübü’nde tanışma fırsatını elde ettik. Antrenman sonrası sözleştiğimiz üzere Harbiye’de Avukatlık mesleğini icra ettiği ofisinde buluştuk. Önce karate yaşamını irdeledim. Daha sonra “İşimiz, aşkımız karate” sloganıyla yola çıktığı başkanlık yarışına uzanan serüveni hakkında kendisine peş peşe sorular yönelttim. Sorularımı kendi penceresinden uzun uzadıya içtenlikle şöyle yanıtladı.

“İşimiz aşkımız karate” sloganıyla T.C. Karate Federasyonu Başakanlığı’na adaylığınızı açıklayarak yola çıktınız. Gerçekten siz bir karate aşığı mısınız ?

Karatenin felsefesini almamış bir insanın karateyi sevmesine imkan yoktur. Karate ile ilgili bir çok kitap okudum. Bunlardan ZEN isimli bir kitap beni en çok etkileyenlerden biriydi.. Karate ile olan bağımı güçlendiren bir kitaptı. Ayrıca karateyi sevmemin bir başka etkenlerinden biri de karate sporuna bireysel olarak özellikle gençlerin, çocukların başlayabilme imkanı çok fazla ve bu felsefeyi küçük yaşlarda aldıklarında bunu kişiliklerine, eğitim hayatlarına uygulayabilirler ve bir toplumun genel ahlâki gelişmesinde çok büyük bir etkisi olabilir.

Geriye baktığımızda karate ile uzaktan ve yakından ilgisi olmayanlar Federasyon Başkanlıkları görevinde bulundular. Bunlardan bazıları asker kökenli, hatta bir Taekwondocu bile karate federasyon başkanlığı yaptı. Sizce bir spor federasyonunun başında olabilmek için o sporu iyi bilmeli midir?

Karate federasyonu başkanlığı neticede idari bir iştir. Öncelikle yöneticilik vasfının olması gerekir ve arasında bir tercih yapılırsa yöneticilik vasfı biraz daha öne geçebilir diye düşünüyorum. Bu arada ek olarak iş hayatından gelmem, hukukçu olmam yıllarca yönetici olmam ve tabii ki de karatenin içinden gelmem bütün bu vasıfların bir arada olması beni öne çıkaran bir noktadır diye düşünüyorum. 1984 yılından beri karatenin içindeyim. Bu gün bir çok 7. Ve 8.DAN’lı hocalarımızda olduğu gibi benim de karate hayatımda boşluklar oldu.

HER İŞİ TEK KİŞİNİN YAPTIĞI DEĞİL, EKİBİYLE ÇALIŞAN BİR BAŞKAN OLACAĞIM

Hem iş adamı ve bir hukukçu olarak bir hayli yoğun olmalısınız. Başkan seçildiğinizde bu kadar işinizin arasında karateye nasıl odaklanacaksınız?

Benim yetişkin bir oğlum var. İşlerimi o yürütüyor. Ben şu an orada hiç faal değilim diyebilirim. Avukatlık mesleği benim hayatımın bir parçası, çok sevdiğim bir iş ama karate federasyon başkanı olduğumda bunların hepsini askıya alıp önceliği karate federasyonunun yönetimine vereceğim. Ama burada özelikle belirtmek isterim. Karate federasyonu bir kişinin yöneteceği bir federasyon değildir. Benim yönetimimde federasyonun yönetim kurulları ve tüm alt kurullar faal olacaktır. İnisiyatif sahibi ve yetki sahibi olacaklardır. Başkanın asıl görevi işleri organize ederek kontrol etmek olacaktır. Başkan yönlendirme yapacak ve yetkileri dağıttığı için çok daha rahat olacağız. Bütün işler tek bir kişide olmayacaktır. Ayrıca benim düşüncem şudur. Ekibinize görev vermezseniz 2 sebebi vardır. Yönetim ve alt kurullarınız var ama yetki vermezseniz ve her şeyi kendiniz yapmanız istenirse ekibinize güvenmiyorsunuz demektir. Ben her şeyi yapmak istemiyorum ve ekibime güveniyorum.

Sportif karate ile geleneksel karate arasında tercihiniz hangisidir? Ayrıca karate stilleri Federasyonun ilk yıllarında ötekileştirildiler. Siz Başakan seçilirseniz bu konuda tutumunuz ne olacaktır?

Ben “sportif karateyi benimsiyorum” fakat, “geleneksel karateyi benimseyecek” kadar iddialı değilim. ‘Kyokushin’ciler ve ‘Ashihara’cıların durumu çok farklı, onları terk edilmiş ve sokağa bırakılmış bir çocuk gibi düşünüyorum. Daha sonra onlar büyüdüğünde hem onları yetiştiren hem de gerçek anne ve babası olmaya çalışıyor fakat her ikisini de şu aşamada samimi bulmuyorum. Karate federasyonunun himayesinde olmaları gerekirken, içinde barındıran Wushu federasyonudur. Onun da samimi olmadığını düşünüyorum. Geregini yapmıyorlar aslında, bana göre Kyokushin ve Ashihara karate stillerinin olması gereken yer karate federasyonudur. Yönetime geldiğimizde bu vuruşlu karatenin görselliğinden yararlanıp karatenin yayılması ve gelişmesi için kullanabiliriz. Kick Boks neden bu kadar yaygın? Kyokushin gibi bir stiliniz varsa Kick-Boksa hiç bir sporcu kaptırmayız. Full Contakt ve sportif karatenin tanıtımını iyi yapmamız lazım.

HEM MALİ HEM İDARİ AÇIDAN ŞEFFAF BİR YÖNETİM OLACAK

Şeffaf olacak mısınız? Buradan karate camiamıza söz veriyor musunuz?

Başkan seçildiğimizde bu projelerimizden en önemlisidir şeffaf olmak. Camiamız ile ilk toplantılar yaptığımızda ve herkesin ortak düşüncesi hem mali açıdan hem idari açıdan şeffaf bir şekilde yönetilmesini görmek istiyorlar. Ayrıca karate camiamızın çok büyük bir beklentisidir. Federasyonun harcamalarının denetim firmalarınca, kalemlerince birlikte denetleyeceğiz.

Bir çok Dojo sahibi kira elektrik ve su faturalarını ödemekte zorluk çektiğini açıkladılar. Sizin bu konuda tutumunuz merak konusu. Ayrıca karate camiasını gerçekten iyi tanıyor musunuz, doğruluk payı nedir sizce? Ayrıca neden sponsor arayışına girmek istiyorsunuz? Devletin Karate federasyonuna ayırdığı bütçe sizce yetersiz mi?

Devletin karate federasyonuna verdiği bütçe yetersiz değildir. Fakat yapmak istediğimiz şeyler çok fazla. Mesela bir karate ligi kuracağız. Bazı hocalarımız detaylarını anlatmadan endişelendiler. Herhalde bir futbol ligi gibi her hafta deplasmana gidecekler, zaten kulüplerin parası yok şeklinde düşündüler. Katılanların para alacağı bir karate ligi yapacağız. Bunu da sponsorlarımızla karşılayacağız. 2014 yılında karate federasyonu ana statüsünden kulüplere % 15 yardım yapılma zorunluluğu kaldırıldı. Bu madde kulüpler için gerçekten önemli bir maddeydi. Biz bu maddenin tekrardan statüye girmesini sağlayarak kulüplerimize bu yardımları yapacağız. Avukat bey karate camiasını tanımaz söylemini duydum. Bunu samimi bir söylem olarak kabul etmiyorum. Bu söylem olumsuz anlamda camiamızı yönlendirmek amacıyla kullanılmış bir söylemdir. Karate camiamızı tanımamama imkan yoktur. 2012 yılından itibaren Veteranlar Kulübü Başkanıyım. Kulüp Başkanı ve müsabık olarak maçlarda yer aldım. Milli sporcu yetiştirdik, sporcuların yetişmesinde payımız oldu. Camiamızda maddi ve manevi sıkıntıları gördük. Sporcularımızı, antrenörlerimizi ve hakemlerimizi ciddi anlamda tanıyorum.

Sensei Rıdvan Gümüş & Av.Dr.Aslan Abid Uğuz

Başkan seçildiğinizde aile bireylerinize görev vermeyeceğiniz bir aile şirketi gibi yönetmeyeceğinizi toplantılarınızda açıkladınız, konuya açıklık getirir misiniz?

T.C .Karate Federasyonu’nun bir aile şirketi gibi yönetildiğini söyledim. Aile şirketi kötü bir şey değildir.

Aile şirketi üniversitelerde konu olan hatta kitaplara dahi konu olan bir yönetim şeklidir. Ama benim yönetim tarzım değildir. Hakaret anlamında algılanmamalıdır. Başkan olduğumuzda aile şirketi yönetimini ortadan kaldıracağız.

LİYAKATI OLAN TÜM SPORCULARA KAPIMIZI AÇACAĞIZ

Türk karatesi Avrupa klasmanında zirvede ve dünya klasmanında 2. sırayı koruyor. Siz Başkanlık yarışını gögüslediğinizde bu başarıları muhafaza edebilecek misiniz ? Ayrıca Yurt dışında yaşayan başarlı sporculara da şans vermeyi düşünüyor musunuz?

Kötüyü iyi, iyiyi mükemmel yapacağız, mükemmel olan bir başarı varsa onu koruyacağız. Türk karatesinin durumu şu an görecelidir. Tabi ki Türk milli takımımız başarılıdır. 5 sporcu ile Olimpiyatlarda yarışma durumumuz var ama 8 sporcu ile gidilebiliyorsa demek ki daha mükemmele taşıyabiliriz. Ayrıca yurt dışında yaşayan ve milli takımda yer almak isteyen ayrıca liyakati olan tüm sporcularımıza kapımızı açacağız. Yurt dışında yaşıyorsunuz diye milli takımda yer alamazsınız diye bir şartımız yok.

Karate camiamızda şu sıralar Başkanlık yarışı nedeniyle ve sosyal medyayı gözlemlediğimizde bir hayli kutuplaşmalar meydana geldi. Hatta hakaretlere varan söylemelere şahit oluyoruz. Neler söyleyeceksiniz bu konuda?

Camiamız bu seçimden önce 2 kez rakipsiz seçim geçirdi. Tek adayla seçime gidildi. Dolayısıyla gündemde seçim yarışı yoktu. Şimdi 2 aday olması ve şu ana kadar bizimde güçlü bir aday olarak camiamızda farkedilmemiz doğal olarak bir bölünmye doğru bir gidişat oldu ama bir bölünme olarak görmüyorum. Sadece her seçimde olduğu gibi tarafkirlik olması normaldir. Hakaretler ile ilgili olarak bize ve bizi destekleyen hocalarımıza ciddi anlamda ağır hakaretler yapıldı. Herhalde sayın Delihasan farketti ve müdahale ederek bu paylaşımları ortadan kaldırttı. Hakaret boyutunu sorarsanız hakarete uğrayan taraf biz olduk. Ayrıca bizim olduğumuz yerde hakaret edilmesi mümkün değildir. Ceza kanununda da bu bir suçtur. Biz ilk günden beri belli bir seviyeyi tutturarak hakaret etmedik ve müdahale etmedik.

OY VERME SİSTEMİNİN ADİL OLMASINI İSTİYORUZ

Başkanlık seçimlerini en fazla 2 dönem olmasını açıkladınız konuyu açar mısınız? Ayrıca GÜÇLÜYÜZ, KAZANACAGIZ açıklamaları yapıyorsunuz. Karate camiasının size bu güveni verdiğine inanıyor musunuz?

Bir Başkanın en fazla 2 dönem seçilmesi benim fikrimdir. Nedeni ise en basiti ile düşündüğümüzde ve T.C. Anayasasına baktığımızda Cumhurbaşkanı bile 2 dönem görev yapabiliyor. Ayrıca 2. Dönem sonrası metal yorgunluğuna girilebilinir. Bir yönetici için en verimli 2 dönemdir. Bazı şeyleri kanıksamaya girebilir. 1 dönem diyenlere de saygı duyuyorum. 3 veya 4 dönem diyenlere de fikirlerine katılmasam bile yorumu camiamıza bırakıyorum. Camiamıza güvenmesem bu yola çıkmazdım. 387 tane oy verme namzeti kulübümüz var. Bu seneki şampiyonaya katılırlarsa bu oy verme sisteminin tek iyi tarafı kimlerin oy vereceğini bu kulüplere bire bir ulaşma şansınız daha kolay olabiliyor. Bizim tercihimiz bu değil. Biz çünkü oy verme sistemini bize avantajı veya avantajsız olsun diye düşünmüyoruz. Sadece ADİL olmasını düşünüyoruz. Neden GÜÇLÜYÜZ, KAZANACAĞIZ diyoruz? Biz kulüpler ile birebir temas halindeyiz. Türkiye’nin haritası üzerinde her ilde kaç kulüp ve kimler var? Bu bağlamda görüşmelerimizi yapıyoruz. Sayısal üstünlüğümüzü gördüğümüz için GÜÇLÜYÜZ, KAZANACAĞIZ diyoruz. Bizimle yola çıkan kulüplerimizi topladığımızda zaten biz yarı sayıya ulaşıyoruz. Bizimle yola çıkan klüpler Aslan Başkan ve ekibine destek veriyor.

ABD’de yaşamını sürdüren eski milli sporcularımızdan Tülay Albear bizden önemle size sormamızı rica etti. Sorusu şöyle; “Özellikle büyüklerde DOPİNG kontrolü olmalıdır. Başkan adayımız bu konuda komisyon kurulmasını öngörüyor mu?

Doping kontrolü sporun içinde var. Bununla ilgili bir duyumum yok. Ayrıca bir talep olmasına da gerek yok. Biz camiamızı ve sporcularımızı rahatlatmak adına bununla ilgili kontrolleri yaptırabiliriz.

Sizi destekleyenler sizden muhtemelen bir görev beklentisi olacaktır. Bu konuyu nasıl çözümlemeyi düşünüyorsunuz ?

Ben bu yola çıkarken arkamdan gelin diye aday olmadım.Bana adaylık için teklifte bulunulduğunda 2 tane önemli şartım vardı.

1.Şartım; Ben görevi kazanana kadar hiç kimse benimle görev pazarlığı yapmayacak dedim.

2.Şartım; Ben hiç kimsenin başkan adayı olmam.Gurupların değil karate camiamızın Başkan adayıyım.

Son olarak DOJOSPOR aracılığıyla karate camiamıza neler söylemek istersiniz ?

Her toplantılarımda, seçimlerde oyu olsun veya olmasın sadece oy verecek olan kulüplere ile görüşmüyorum. Zaten herkes de bunu biliyor. Oyu olmadığı halde Ankara’ya gittiğimde benimle görüşmek isteyen hocalarımız vardı. Şunu söylemek istiyorum biz gerçek anlamda güçlüyüz. Seçimi kazanan biz olacağız. Kendimize ve karate camiamıza güveniyoruz. Şunu da bu arada belirtmek isterim bazı hocalarımız bana” Whatsup grubumuzdan bana çıkmam için baskı yapılıyor. Aksi takdirde sporcum milli takımdan çıkarılacak veya sözleşmem iptal edilecek” denildi. Birebir yüzüme karşı söylendi. Dolayısıyla ben de bu eleştiriyi yaptım.

BASKI VE HOCALARIMIZA YAPILAN DAYATMA VAR!..

Allah’ın izni ve camiamızın takdiri ile bu ipi biz göğüsleyeceğiz. O yüzden camiamızda “Siyasi destek olur mu? Bu işe siyaset karışır mı?” gibi korkular vardı. Bizim yapımızı bilen, ne amaçla ne yapmak istediğimizi camiamıza çok iyi anlattık. Bu nedenle camiamıza “GÜÇLÜYÜZ, KAZANACAĞIZ” diyorum.

Bu iddialı söylemleriniz ve öz-eleştirinizden dolayı cevap hakkını kullanabilirler.Her zaman olduğu gibi tarafsızlık ilkemiz önceliklidir.Karate camiamıza yapmak istediklerinizi yalın bir dille açıkladınız. Size başarılar diliyorum.

“Eleştirilere her zaman açık olduğumuzu belirtmek isterim.Cevap hakkını da kullanabilirler.Demokrasinin gereği de budur.Bu röportajdan keyif aldım.Teşekkür ederim hocam.” İfadelerini kullandı.

YASAL UYARI:  Dojospor® marka tescillidir. Taklit edilemez. Yazı, resim yada grafiklerden (Facebook sosyal sitesi haricinde) izinsiz alıntı yapılamaz, (Telif Hakkı) Copyright© Dojospor, bir uzakdoğu ve mücadele sanatları web sitesidir.

DOJOSPOR Yönetim kurulu… 

Etiketler
Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın

Kapalı
Başa dön tuşu
Kapalı