RÖPORTAJ

Almanya’nın başkenti Berlin’de yaşamını sürdüren ve karate serüveninde sayısız şampiyonluklara imza atan eski milli sporcumuz Veysel Buğur DOJOSPOR‘un konuğu oldu.  Eski Milli Sporcumuz, BUĞUR‘un başarı grafiğine baktığımızda karate kariyerinde kazanmış olduğu madalyalar adeta saymakla bitmiyor. 9 Kez Almanya Şampiyonluğu,2 kez Uluslararası Üniversiteler Şamiyonluğunun yanısıra, 2 kez de Almanya Şampiyonalarından Gümüş Madalya sahibi.

AVRUPA VE DÜNYA ŞAMPİYONALARINDAN İSE KARİYERİNDE ÜLKEMİZE KAZANDIRDIĞI MADALYALAR ŞÖYLE SIRALANIYOR:

ALTIN MADALYA– Avrupa Gençler Takım 1985 İstanbul

BRONZ MADALYA 1986 Türkiye Kumite -60 kg

BRONZ MADALYA – Dünya Kupası 1987 Budapeşte/ Macaristan -Kumite

Avrupa Büyükler 1987 Glasgow Takım 5.si

BRONZ MADALYA Büyükler Avrupa Şampiyonası 1988 Cenova/İtalya Kumite

BRONZ MADALYA Dünya Şampiyonası Mexico City 1990 Kumite -60 kg

ALTIN MADALYA-Dünya Şampiyonası 1992 Granada /İspanya Kumite -60 kg

GÜMÜŞ MADALYA- Dünya Oyunları 1993 Lahey/Hollanda Kumite -60 kg

BRONZ MADALYA- Akdeniz Oyunları 1993 Carcossonne/Fransa Kumite -60 kg

BRONZ MADALYA Dünya Ustaları 1993 Stockholm/İsveç Allkat.

ALTIN MADALYA -Dünya Kupası 1994 Kahire takım

BRONZ MADALYA -Fransa 1994 Paris Kumite -60kg

GÜMÜŞ MADALYA- Hollanda Açık 1994 Neuiwegen/Hollanda Kumite -60 kg

BRONZ MADALYA- Hollanda Açık 1996 Neuiwegen/Holland Kumite -60 kg

GÜMÜŞ MADALYA- Avrupa Büyükler Şamp. 1996 Paris/ Fransa Kumite

BRONZ MADALYA- Avrupa Büyükler Şamp. 1997 Santa Cruz /İspanya Kumite -60 kg

7.lik Dünya Şampiyonası Büyükler 1997 Santa City /Güney Afrika. Kumite -60kg

Türk karatesine adını altın harflerle yazdıran avrupa ve dünya şampiyonumuz Veysel Buğur’a, Berlin’den,Türkiye milli takımına uzanan öyküsünü ve daha sonra Almanya federasyonu bünyesinde çalışmalarına dönüşünü bize şu şekilde açıkladı.

‘‘ 1981’de gençler kategorisinde Almanya şampiyonu olmuştum.Türkiye milli takımından katılarak Ülkemi temsil etmek istiyordum.Almanya’da Türk konsolosluğuna müracat ettim.Yaklaşık 3 sene bekletildim.1985’de nihayet bana Avrupa şampiyonası için davetiye geldi.Türkiye’ye gittim ve seçmelerde başarı göstererek milli takıma seçildim.Takım olarak Avrupa şampiyonu olduk.

1987 senesinde açık sıklette Bronz madalya almıştım.Türkiye karate tarihinde ilk madalyayı kazandırdım.

Türkiye Milli takımına yaklaşık 10 yıl hizmet ettikten sonra iş hayatım dolayısıyla bırakmak durumunda kaldım. İşyerinize‚‘‘Ben bir ay Dünya şampiyonası için, bir ay da Avrupa şampiyonası için hazırlık kampına gidiyorum.‘‘ diyemezsiniz.

Hiç bir firma buna izin vermez.Bu nedenle sanırım o zamanlar Hakan hoca Milli takım hocasıydı.‘‘ Hakkınızı helal edin. Ben ayrılıyorum.‘‘ diyerek sarmaş dolaş birbirimize veda ettik.Şimdi burada mesleğime ve Klübüme odaklandım.‘‘ ifadelerini kullandı.

Karate yaşamı dışında,şampiyonumuz iş hayatının yoğunluğunu bize şu şekilde özetledi.

ELEKTRİK MÜHENDİSİ OLARAK, TÜRKİYE’DE BARAJLAR PROJELERİNDE YER ALDIM !..

‘‘Hem burada Üniversite’de okuyordum aynı zamanda karate çalışmalarıma devam ediyordum.

Çok güzel anılar biriktirdim.Üniversiteyi bitirdikten sonra Elektronik mühendisi oldum.

Almanya,İsviçre,Avusturya ve Türkiye’de Atatürk barajı başta olmak üzere diğer barajlarda bir hayli güzel projerde yer aldım.Faydalı çalışmalarım oldu.

Türkiye’de bir bayiim de bulunmaktadır.Orada yaptığımız başarılı projelerimiz yazılı ve görsel medyada çok yer aldı.Mesleğim ile birlikte karate çalışmalarımıza devam ediyoruz.‘‘

Berlin’de antrenörlüğünü yaptığı Banzai Klübünün ve kızlarının dünya çapında başarıları Alman medyasına da yansıyor.Buğur çalışmaları hakkındaki sorumuzu şu şekilde içtenlikle cevapladı.

‘‘Almanya’nın başkenti Berlin’de Türklerin yoğun olarak yaşadığı Kreuzberg semtinde 23 yıl önce Banzai Karate Klübünü açtım. 2 tane Saunamız mevcut, en güzel imkanlarımızı karate severlere sunuyorum. Klübümüzün hem başkanı ve başantrenörlüğünü birlikte yürütüyorum.Yaklaşık 45 öğrencim Avrupa ve dünya şampiyonalarında derece yaptılar. Ayrıca bu öğrencilerimden bazıları Avukat, Mühendis, işadamı ve hatta profesör olanlar da oldu. Çok güzel hangame içinde çalışmalarımıza devam ediyoruz.Arkamıza baktığımızda çok güzel şeyler yapmışız, güzel anılar biriktirmişiz diyoruz.‘‘ açıklamasında bulundu.

ULUSLARARASI BANZAİ CUP TURNUVASINI GELENEKSELLEŞTİRDİK

Her yıl Uluslararası Banzai CUP turnuvası düzenliyorum. Artık gelenekselleşti diyebilirim. Dünyanın bir çok Ülkesinden,hatta Brezilya’dan, Endenozya’dan bile turnuvamıza katılıyorlar. 30 ila 40 arası çeşitli Ülkelerden sporcu kafileleri Berlin’e geliyorlar. Sevgili dostum Haldun Alagaş ve Bahattin Kandaz’da bir çok kez Banzai CUP turnuvamıza gelerek bana katkı sağladılar. İlk zamanlar gece yarısı 02:00’ye kadar maçlar devam ederdi.Türkiyeden gelen misafirlerimi otele yerleştirdikten sonra sabaha karşı 03:00’de eve dönerdim. Hatta bir gün evime 1 km.kala yorgunluktan dayanacak gücüm kalmamıştı. Arabamı çektim kenara ve bir kaç saat arabada uyumak zorunda kaldım.Artık turnuvamızı 2 güne çıkardık ve böylece rahatladım. Banzai CUP’u böyle büyüttük.

GEÇEN YIL AĞIR PANDEMİ ŞARTLARINDA KUMİTE VE KATA MÜSABAKALARINI DÜNYADA İLK KEZ BİZ GERÇEKLEŞTİRDİK !..

Pandemi dolayısıyla bir çok ağır şartlar getirildi.Bir çok Ülkede sadece kata turnuvaları yapılıyordu. Ben hem kumite ve kata müsabakaları yaptırmak istiyordum. O arada bir öğrencimin babası bana ‘‘Ben Hijyen direktörüyüm, bütün prosedürleri halledeceğim.‘‘ dedi.

Geçen yıl Klübümüzün önünde bir Corona test çadırı kurduk. Tam 1700 kişiye test yaparak turnuva yapmayı başardık. Dünyada ilk kez ağır koşulların olduğu süreçte kata ve kumite müsabakalarını biz gerçekleştirdik.

ŞAMPİYON BABANIN ŞAMPİYON KIZLARI !..

Almanya tarihinde ilk kez, iki kardeş Almanya Karate Şampiyonu oldu.

Berlin’de yaşayan Gizem ve Seden Buğur kardeşler, geçtiğimiz ay Almanya Karate Şampiyonasında, kendi kilolarında altın madalyanın sahibi oldu.

Şampiyon babanın şampiyon kızları hakkında Sensei Buğur şu şekilde ifadeler kullandı.  

DÜNYA ŞAMPİYONASINDAN GÜMÜŞ MADALYA KAZANAN KIZIM DUYGU BUĞUR, ALMAN CUMHURBAŞKANI TARAFINDAN TEBRİK EDİLDİ !.

‘‘Kızım Duygu biliyorsun. Avrupa ve Dünya şampiyonlarından GÜMÜŞ madalya kazanmayı başardı. Dünya şampiyonası finalinde Serap Özçelik’e karşı 2-1 kaybetmişti.

Fakat madalya bir Türk sporcusuna gittiği için sevinçliyim.Kocaeli’de yapılan Avrupa şampiyonasına Duygu ağrılar içinde katıldı. Sağ kasığından rahtsızdı ve tedavi oluyordu.

Bu nedenle antrenman eksikliği olmasına rağmen şampiyonadan Gümüş madalya kazandı.

2 kez de Berlin’de düzenlenen yılın sporcusu yarışmasında 2.oldu.

Hatta Alman Milli takımındanki başarılarından dolayı Almanya Cumhurbaşkanı Frank Walter-Steinmeier tarafından Cumhurbaşkanlığı sarayında kabul edildi.

Okuduğu Üniversitenin işletmecilik bölümünden mezun olarak iş hayatına atıldı.

Bu arada sporcum Mehmet Bolat ile de evlendi.

Böylece başarılı sporculuk kariyerine son noktayı koydu.

Halen de klübümüzde benim yardımcı antrenörüm olarak çalışmalar yapmaktadır.

Diğer kızlarım Gizem ve Seden Buğur.Büyükler Almanya Şampiyonlukları ve Uluslararası prestijli turnuvalarda bir çok dereceleri bulunmaktadır.‘‘

Bu derece başarılı olan kızların Türkiye karate milli takımında değil de, neden Alman milli takımını tercih ettiler?

‘‘Kızlarımda çok istiyordu Türk milli takımından müsabakalara katılmayı fakat Sadettin hoca sende biliyorsun, Almanya’da okuyan veya meslek eğitimi alan bir öğrenciye aylarca hazırlık kampları için uzun süreli izinleri asla vermezler. Ben bu zor şartları yaşadım ve yaklaşık 10 yıl Türkiye ve Almanya arasında adeta mekik dokudum.‘‘

Talebelerin sürekli kumitede Avrupa ve hatta dünya çapında başarılılar.Fakat Kata müsabakalarında talebelerinizi göremiyoruz.

ALMANYA’NIN EN BAŞARILI KLÜBÜ BANZAİ’DİR !..

‘‘Kata müsabakalarına girmeleri için haftanı 4-5 günü kata çalışmamız gerekiyor.

O zaman kumite çalışmaları aksayacak.Biz Banzai klübümüzde hep kumite yapmışız.

Başarılarımız ortadadır.Ama kuşak imtihanlarında tabi kata yaptırıyoruz.

Temel stilimiz Wado-Ryu ama Shito Ryu ve Shotokan’da çalışıyoruz.Kahverengi kuşağa kadar talebelerimiz Wado-Ryu çalışıyorlar.

Almanya’da en başarılı dojo Banzai’dir.Her yıl 1.liği biz göğüslüyoruz.

Diğerlerinin en az 2 tane dünya şampiyonu çıkarması lazım oda çok zor,bize yetişemezler.

45 madalyaya bizden başka ulaşan dojo yok. Anca 10-15 madalyaları ancak vardır.

Klübümüz kurulduğundan beri diğer dojolara fark atarak 1. oluyoruz.‘‘

Dünya şampiyonu olmak nasıl bir duygu ?

‘‘Hedefim dünya şampiyonu olmaktı ve başardım.İspanya’da istiklal marşımızı çaldırdım.

Şu an İfade edemeyeceğim çok güzel bir duygu yaşadım.

Türkiye’de atmosfer farklı, şampiyon olduğunuzda veya müsabakaların final maçlarında seyircinin desteği Almanlara göre vatan, millet sevgisi çok farklı.yaklaşık 10 yıl Türkiye adına maçlara girdim.

EN BÜYÜK HAYALİM DÜNYA ŞAMPİYONU OLMAKTI VE BAŞARDIM !.

Vatanımızı ve milletimizi temsilen o maça çıkıyorsunuz.Şimdi anlatırken bile tüylerim diken diken oluyor.Ertesi sabah gazetelerin spor sayfasında neredeyse yarım sayfa resimlerim ve VEYSEL BUĞUR DÜNYA ŞAMPİYONU manşetleri görmek tarif edilemez güzel bir duygu,ayrıca gurur verici.

TV’larda ona keza, havaalanına indiğimizde çiçeklerle ve halkın tezahüratıyla karşılanıyorsunuz.

Bu hissi ve duyguyu başka bir Ülkede yaşayamazsınız.Bizde ki milliyetçilik duyguları ve bayrak sevgisi bir başka güzel,her sporcu bu başarıyı yakalamak ister,bana nasip oldu ve Ülkeme Altın madalya kazandırdığım için mutluyum.‘‘

Avrupa ve dünya şampiyonalarına verilen ödüllerden yararlandınız mı ?

‘‘Rahmetli Cumhurbaşkanımız Turgut Özal’ın çıkardığı kanunla dünya şampiyonluğum sonrası bir otomobil ve bir daire ile beni ödüllendirdiler. Bu arada belirtmek isterim Almanya’da cüzi bir maddi ödül ile geciştiriliyor. Türkiye ile asla kıyaslanması mümkün değildir. Ben ödül için şampiyon olmadım.‘‘

Unutamadığınız bir anınızı bizimle paylaşır mısınız ?

1996 yılında Alman milli takımından Avrupa şampiyonası maçına çıktım.

İkinci maçımda karşıma Türk milli takımında yıllarca beraber müsabakalara çıktığım milli takım arkadaşım Hakan Yağlı çıktı. Müthiş duygulandım. Zoruma da gitti. Artık o benim rakibimdi. Maçı kazandım ama sevinemedim.

Eskiye nazaran günümüzde öğrenci sayılarında gözle görülür şekilde azalma var, sizin pencerenizden baktığınızda olayı nasıl gözlemliyorsunuz ?

80’li-90’lı yıllarda internet yoktu. Bruce Lee, Chuck Norris ve Wang Yu’lu filmler gençleri etkiliyordu.

Bu nedenle karate branşına çok ilği duyuluyordu.Günümüzde gençlere bakıyorsunuz ellerinde cep telefonu veya Laptoplar ile vakitlerini geçiriyorlar.

Ayrıca bilindiği üzere çeşitli karate stillerinin yanısıra bir çok özerk federasyonlar kuruldu.

Bu bölünmelerinde çok etkisi oldu.

Yılda 3-4 kez dünya şampiyonaları düzenleniyor.Kalite de böylece düşmüş oluyor.

Türk karatesini nasıl buluyorsunuz ?

Türk karatesi çok iyi bir konuma geldi. Dünya sıralamasında çok yukarıdalar. Rahmetli Esat Delihasan’ın da bu başarıların temelinde çok büyük katkısı oldu. 90’lı yıllardan sonra ben dahil bir çok avrupa ve dünya şampiyonu çıktı. Hakan hocanın ve Atilla Çeliktürk hocanında büyük katkıları oldu. Milli takım kampında Atilla hocanın öncülüğünde formumu bulmuştum ve böylece dünya şampiyonasından Altın madalya kazanmayı başardım. 1985 yılında takım halinde avrupa şampiyonu olmuştuk.O zamanda Atilla hoca başımızdaydı. Türk milli takımı olarak çok çok iyi dereceler yaptık.

Son olarak karate camiasına söylemek istediğiniz bir mesajınız var mı ?

Gençlerimize başarılar diliyorum. Onlar başarılı oldukça bizde burada seviniyoruz.Türk karatesini yakından takip ediyorum.Haldun ile devamlı irtibattayım. Bahattin Kandaz ile ona keza.

Bu güzel söyleşi içinde ayrıca size teşekkür ediyorum.

Röportajımızın bitimindeTürkiye karate milli takımlar eski teknik direktörü Sensei Atilla Çeliktürk, Avrupa ve dünya şampiyonumuz Veysel Buğur hakkındaki açıklamasıyla bu akıcı geçen röportajımızı noktalıyoruz ve DOJOSPOR Ailesi olarak kendisine teşekkür ediyoruz.

‘‘Veysel çok iyi bir sporcu ve çok iyi bir insandır. Aklı başında ve çok iyi bir aile babasıdır. Kızları da alman milli takımındadır. Veysel her konuda başarılıdır. Spor hayatında,İş hayatında,Uluslararası yarışma organizasyonun da marka oldu. Antrenör olarak ta çok başarılıdır. Ancak çok mütevazi kişiliği vardır.

Asla kendini övmez.Bir yerlere koymaz.O heryere bileğinin hakkıyla gelmiş çok düzgün bir spor adamıdır.Ben milli takım antrenörü olarak onunla Avrupa ve dünya şampiyonluğu yaşadım, 1985 ve 1992 yıllarında,Türk karatesine lokomotif olmuş bir sporcudur. Ben ve milli takımımız kendisinin ambiyansından çok etkilendik,Onun hakkında ne anlatsam kifayetsiz kalır,Ben hiç kimseyi bu kadar övmediğim için sizi şaşırtmış olabilirim, sevgili Sadettin hocam. Ancak Şampiyon Veysel Buğur bunu hak ediyor.‘‘

YASAL UYARI:  Dojospor® marka tescillidir. Taklit edilemez. Yazı, resim yada grafiklerden (Facebook sosyal sitesi haricinde) izinsiz alıntı yapılamaz, (Telif Hakkı) Copyright© Dojospor, bir uzakdoğu ve mücadele sanatları web sitesidir.

DOJOSPOR Yönetim kurulu… 

Etiketler
Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın

Kapalı
Başa dön tuşu
Kapalı