RÖPORTAJtaekwondo

İSMET SAĞLAM: Rekorlarımın bir 150 sene daha kırılamayacağını iddia ediyorum !..

Taekwondo adına davet edildiğimiz her faaliyete gideriz

Hayatını taekwondo’ya adamış bir eski Ustadır İsmet Sağlam…

Kendisi ile önceden planladığımız şekilde İstanbul boğazının karadenize açılan şirin bir ilçesi olan Sarıyer’de buluştuk..

Denize münhasır nezih bir restaurant’da saatlerce süren söyleşide,Taekwondo tarihine ışık tutacak samimi açıklamalarının akabinde Karate ve Taekwondo serüvenini bana uzun uzun anlattı !..

Adeta bir Taekwondo fenomeni olan İsmet Sağlam‘ın ses kayıt cihazımıza takılan ilginç yaşam öyküsünü DOJOSPOR okuyucularına şöyle özetledi; ‘’Uzakdoğu sporları yaşamıma rahmetli Ferhat Özsert ile başladık,kendisi aynı zamanda çocukluk arkadaşımdır.

Ağabeyim Aslan Sağlam ve bir kaç arkadaşım ile birlikte İstanbul’da Beyazıt ilçesi tarafında Mahmut Gür diye bir isim vardı.Kendisine buradan Sarıyer’den kalkıp karate dersi almaya gittiler.

Sarıyer’e geldiklerinde banada öğrendikleri bazı teknikleri gösterirlerdi.Daha sonra Büyükdere mevkiinde halkevinde, o zamanki yetkililerden antrenman yapılmasına dair izin çıktı.

Bir kaç ay hep beraber Judo ve karate karışımı antrenmanlar yaptık.

1967-1968 yıllarında Sarıyer Halk eğitim merkezinde antrenmanlara devam ettik, ağırlık Judo idi, Mehmet Acaroğlu ile tanıştık,kendisi kahverengi kuşaktı, minderler filan bulduk ve hep beraber Judo çalışmaya başladık, Judo ön plandaydı,karate’yi henüz pek fazla bilmiyorduk. 

MÜSABAKA ESNASINDA JUDOCU SÜHEYL YEŞİLNUR KOLUMU KIRDI !..

Daha sonra İstanbul teknik Üniversitesi Judo takımı ile bir maç organizasyonu yapıldı,orada Namık Ekin, Ali Demir ve Süheyl Yeşilnur ile tanıştık.Ağabeyime Ali Demir, banada Süheyl Yeşilnur rakip olarak çıktı ( o zaman Süheyl, Yeşil kuşaktı) biz tabi hepimiz beyaz kuşak (!) Süheyl Yeşilnur beni bir teknikle tatemiye düşürünce kolumu yerde ayaklarıyla makasladı, aynı filmlerdeki gibi, kolumdan çaat diye bir ses geldi.Ağrıdan duramıyorum, kolum kırılmıştı, hemde ilk maçımda.

Balta Limanı hastanesine beni kaldırdılar, kolumu alçıya aldılar. İlk maçımda Süheyl kolumu kırmıştı !. (Gülüşmeler )

Ama azmettim ve alçılı kolumla uzun bir zaman antrenmanlara devam ettim.Daha sonra karate ağırlıklı antrenmanlarımızda rahmetli Ferhat Özsert ve ağabeyim Aslan Sağlam değişerek başa geçip öğrendikleri teknikleri gösterirlerdi.

Kitaplara bakarak kata öğrenmiştik. (!) Sultanahmet’deki Amerikan Dersanesi’nde Hakkı Koşar hocanın ilk kez kuşak imtihan yapacağını duyum aldık ve soluğu orda aldık.

Kim fazla kata biliyorsa ona göre kuşak verileceği açıklandı.

1968 yılıydı, ben Taikoku-Shodan katasını çizdim ve SARI kuşak oldum.Ağbim İsmet Sağlam 2 kata çizdi ve YEŞİL kuşak oldu, Rahmetli Ferhat Özsert ise 3 kata çizdi ve MAVİ kuşak oldu.

İlk kuşaklarımızı böylece almış aldık anı olarak.

Daha sonra Beşiktaş Denizcilik okuluna bir Kore’li Taekwondo hocasının geldiğini öğrendik.

Ben Ağbim ayrıca karate çalışan bir çok kişi Taekwondo çalışmaya başladık.

Ferhat Özsert gelmedi, mavi kuşaklı bir karateciydi, etrafınında telkinleriyle tercihini karate’den yana kullandı.Biz devam ettik tabi taekwondo Antrenmanlarına,her gün Koreli Cho Soo See hocamız nezaretinde çok sıkı antrenmanlar yapıyorduk.

KUŞAK İMTİHANLARININ ÜCRETLİ OLDUĞUNU İLK KEZ ÖĞRENMİŞTİM !..

1.Dan imtihanımıda kendisi yapmıştı.Hiç unutmam kuşak imtihanlarının ücretli olduğunu ilk kez öğrenmiştim,şaşırdık birdenbire,o zamanları hatırlarsanız millette para yoktu,zar zor arkadaşlar arasında imtihan ücretini denkleştirerek imtihana girmiştim, 1973’de ilk kez hakem ve antrenör kursunu yaptı.1976’da da pumse semineri vermişti,O yıl Koreli Mr.Kim, İTF ve WTF sistemi değişikliği hakkında bilgilendirici seminer vermişti.Daha sonra bize ‘’ Siz bu işi öğrendiniz,siz bu sporun İstanbul’da ilkleriniz, bu işin liderleri olarak devam edeceksiniz’’ denildi.

1979 yıllarında Ülkemizde siyasi anlamda karışıklık, sağ ve sol olayları hat safhadaydı.

Türkiye’nin bir çok ilinde Taekwondo’yu yaymak ve tanıtmak için dersler verdim, gösteriler yaptım. Hatta o zamanlar enterasandır, öğrencilerim arasında bile sağ sol olayı vardı,bellerinde silah vardı,hatta bana bir gün bir öğrencim ‘’Hocam o kişi şu partiyi benimsiyor, ben onun olduğu yerde antrenman yapmam, vururum onu orada’’ gibi olaylara tanık oldum.

Ben bu insanları zamanla bir araya getirdim.Tabi sporumuzun sayesinde..

O siyasi gerginlik ve yokluk zamanında Nazilli’de Futbol sahasında dersler verdim, daha sonra bir düğün salonuna terfi ettik.(!) Bir süre düğün salonunda dersler verdim.

Ağabeyim ve Rahmetli Ferhat Özsert askerden terhis olduktan sonra tekrar buluşarak, Sarıyer’de müthiş bir gösteri yaptık.

Karate ve Taekwondo tanıtım gecesiydi, salonda seyirci tıka basa doluydu, daha önceden afişlerimiz basılmıştı, Afişte ‘’ALTIN ADAMLAR’’ logoso vardı, resimde ortamızda Ferhat Özsert, solumda İsmet Sağlam ve ben vardık.

Amaç sporlarımızı tanıtmaktı, bizim sporlarımız henüz Ülkemizde tanınmıyordu.

Hakkı Koşar’ın özel konumunu bir kenara koyarsak, kamuoyunda karate ve Taekwondo’nun ilk olarak temeli Sarıyer’de atılmış izlenimi oluştu.

Askerliğim bittikten sonra milli hakem olduğum seminerde deklare oldum.O zaman TTF Başkanı Mithat Kor’du.

Hatta eski talebem olan İstanbul Gençlik ve spor İl Müdürlüğü yapmış olan,şimdiki Halter Federasyon Başkanı Tamer Taşpınar Sarıyer’de bizim yanımızda kardeşleriyle beraber Taekwondo’ya başlamıştır.

Benim Taekwondo tanıtım gösterilerimde salonlarda olsun TV’lerde olsun yapmış olduğum kırış rekorlarım 100 yılda geçse hafızalardan silinmeyecektir.İnsanların benim gösterilerimi bir başka heyecan ve gıbta ile izlediklerine her zaman tanık oldum.

Tehlike arz eden rekor denemelerinizde ve kırış gösterilerinizde sakatlıklar ve yaralanmalar yaşadınız mı ?

Bir gün Kadınlar matinesinde Nazili’de tehlikeli bir gösteri yaparken uçan döner tekme hareketi yaptım, ayağım kiremitler içinde adeta parçalanmıştı, seyirciyi selamlarken ayağımdan oluk gibi kan aktığını fark ettim.Hastanede ayağıma 10 dikiş atıldı.Ayağım dikişli ve sarılı olduğu halde milli takım kampına seçmelere gittim.

Bu şekilde ayağımın sarılı olduğunu hocamızın görmemesi için gayret sarfettim.Maça çıktım ama rakip dikişli ayağıma bir sert blok alsa sakat kalabilirim.Ayağımı kaldıramıyorum tabi, maç başladı dikişli ayağıma rakip tarafından darbe alınca dikişler patladı, ortalık kan revan içinde, Milli Takım seçmelerini yapan hocamız Koreli Cho Soo See haklı olarak bağırıp çağırmaya başladı, İsmet İraz’da Tribünde izliyordu,ama tek yetkili Koreli hocamız olduğu için ses çıkaramıyordu.

Amacım Avrupa şampiyonasına katılmaktı,Taekwondo aşkıydı, belli bir yerlere gelebilmek, Avrupa şampiyonasına katılabilmek adına rizikoyu göze almıştım.

İsmet İraz’ın Ülkemizde Taekwondo’da branşında öncü olduğunu anımsıyorum ?

Biz Taekwondo çalışırken Ankara’da ise İsmet İraz, Aybars Kılıçhan,Yılmaz Coşkun mavi Kırmızı kuşak seviyelerindeydi ve başımızdaydılar,onlar yaklaşık 1 yıl önce Taekwondo’ya başladıkladıklarını anımsıyorum.Ankara’da bu işin ilkleri oldukları için kendilerine kuşak yönünde sanırım tolereans yapıldı.

Hatta biz karate’den kalma alışkanlık olsa gerek çok sert teknikler uygulardık,bize ‘’Daha yumuşak, teknikler yapın’’ diyorlardı,diğerlerinden farklıydık.

Taekwondo çalışırken bile karate’nin etkilerinin olduğu izlenimi veriyorsunuz ?

Olmazmı,o sert bloklar vs. zaten bir yere kadar getirmiştik, bizi tanımalarıda karate sporunun sert tekniklerini uygulamamızdır,ayrıca kırışlarda ve gösterilerimizdeki görüntülerdir. 

Taekwondo’da WTF, İTF ve GTF gibi federasyonlar mevcut, konuyu açarmısınız ?

Global Taekwondo’nun (GTF) bir yere geleceğine inanmıyorum. İTF de kuruldu şu an onun üzerindede çalışmalar var.Global bu şekilde öne çıkmayacak gibi gözüküyor.

Bir ara Dünya Taekwondo Başkanı hatta Babası diye anılan General Choi Hong Hi’nin ölümünden sonra Taekwondo’da bir süre bocalama yaşandı,bu arada GTF kuruldu,İTF varken nasıl GTF oldu ?

Cevabınıda onlar versin.WTF’den de destekleyenler var ama isimlerini açıklayamıyoruz,korkuyorlar çünkü ceza davası var.Böyle yazılı bir karar da mevcut.

İTF’nin bittiği sene 1981’e takabül ediyor.Bizde isterizki; Taekwondo tek olsun.

Karate’de de bu sancılar çok yaşandı.Sistem değişikliğinin bir çok problemlerini yaşadık.

Bir bakıyorsunuz, Pumse, bir bakıyorsunuz Hyong, yok parge’ler, niye düzgün ve oturaklı bir şekilde gitmiyor ?

Dünya Taekwondo Federasyonu Genel sekreteri Sang Song Kuen seminer vermeye geldi o dönemde.. Sang Song Kuen’e soruldu orada WTF ile İTF Olimpiyatlara birlikte girme yolunda yola çıkacağı yönünde çalışmaların var olduğu açıklandı.Bunlarda mesela Hyong, kırış gösterileri gibi. Ama benim için bir şey fark etmiyor.Taekwondo’nun adının geçtiği her yerde ben varım.ITF olmuş GTF olmuş benim için fark etmez.

Taekwondo adına davet edildiğimiz her faaliyete gideriz.Geçtiğimiz yıl GTF Kıbrıs Başkanı Sayın Zafer Eyüp Gökbilen tarafından davet edildim ve orada hakemlik yaptım.

Ayrıca 2013’de GTF’den final müsabakasını Arjantinli bir müsabık ile yaptım,3 sistemden 2 Altın madalya getirdim.Bayağı bir ses getirmişti.

WTF,ITF.GTF çatışması devam edecek gibi gözüküyor.Gönül isterki, bir kucaklaşma olsun.

Ben bu camiadan ayrıldıktan sonra bir isim oldum, gerçek kimliğime kavuştum.

Bazıları bana ‘’Hocam niye bizim Federasyon faaliyetlerinde yoksunuz ? ‘’ diye soruyorlar haklı olarak,ben davet edilmediğim bir yere neden gideyim ?

Siz davet edilmediğiniz bir yere gidermisiniz ?

11 yıl önce Sayın Metin Şahin’e 4-5 sayfa bir mektup yazdım, çok güzel bir içerik vardı.

Bana bir küçük cevap bile verilmedi, inanın çok üzüldüm.

Benim kendisine yazdıklarımın benimle ilgisi yoktu, Taekwondo camiasının sesiydi!.

Halbuki ‘’ Bana yazdığınız mektup da ne demek istediniz, hakemler ve antrenörler burada, arkadaşlara,anlatırmısınız’’ diyebilirdi.

Şu an WTF sistemi üzerinde TTF ile imtihandı vs.resmi çalışmalarımızı yapıyoruz.

Kendi aramızda biraz sıkıntılarımız,problemlerimiz var ama Türk taekwondosu dünya’da söz sahibi olmuş konumdadır.

Sistem değişikliği bize beraberinde sıkıntılar getiriyor,kocaman bir camia, sadece bana kalsa tamam ama öğrenciler kısa zamanda nasıl adapte olsunlar sürekli değişen sistemlere ?

İstediğimiz Türk Taekwondo’su daha sağlıklı bir yapıya kavuşsun,gönül isterki bir kucaklaşma olsun.

Kimse küstürülmesin.Arkadan gelen nesilde üzülmesin istiyoruz.

Biz Taekwondo’nun olduğu yerde varız ve var olmaya devam edeceğiz.

 

Taekwondo size maddi ve manevi olarak ne kazandırdı ?

Bir TV Proğramında bana Sadettin Teksoy böyle bir soru sormuştu, şimdi adaşı Sadettin Özgenç’ten böyle bir soru almak sizin medyadaki takdire şayan tecrübenizi yansıtıyor.

Doğrusunu söylemek gerekirse Taekwondo bize heyecanımızın bitmediğini, insanlarla sevgi ve aşkla bütünleşmeyi sağladı.

Öğrencilerimle bir arada olmanın mutluğu ve keyfi bana bir başka haz veriyor,maddi bir şey kazandırmadı hatta bizden götürdü,gerçek budur.Ben hiç bir zaman yalakalık yapmadım, yalakalık yapanların yanında olmadım, gayri resmi,negatif işlerden sevmiyorum,süreklide uzak durdum.Camiamızdan bana ‘’Oturun hocam, çayınızı kahvenizide verelim,’’ gibi yaklaşımlar oldu.

Ben masa adamı değilim.Ben yukarlarda olmam lazım.Taekwondo camiamızın istekleri doğrultusunda iki dönem öncede TTF Başkanlığına adaylığımı koyuyorum dedim.

Medya’da destek vermişti.Cengiz Yağız’da bu konuda beraber çalışalım hocam destek verelim birbirimize demişti,daha sonra siyasi bir şeyler oldu, başkanlık seçimini öne aldılar, dolayısıyla vazgeçtim ve geri çekildim.

‘’Görev verilir, görev istenmez’’ diye birşey vardır.

Biz Türkler taekwondo’ya yatkın milletiz.Potansiyele bakıyoruz, hakikatten iştahlı bir şeyler var.

Bu gençlerimizin önünü açmamız için, bizim önümüzünde açık olması lazım.

Milli Takımı antrenörü Nafiye Kılıç benim talebemdir.Kendisinin temeli Hyong’dandır.

Taekwondo milli takımımıza bir çok sporcu yetiştirdim,sayısı dahi belli değil.

Hatta Avrupa’da bile antrenörlük yapan öğrencilerim bulunmaktadır.İsmini hatırlayamadığım eski talebelerim beni ziyarete gelerek, ‘Hocam Amerika’dayım,Almanya’dayım,Hollanda’dayım ve sayenizde Taekwondo çalıştırıyoruz’diyorlar.

Bu da beni dolayısı ile çok mutlu ediyor.

Televizyonlarda yapmış olduğunuz gösteriler sonrası tepkilerde aldınız mı ?

Ben bağımsızım artık, ben bir İsmet Sağlam olarak apayrı bir ekolün ve sistemin temsilcisi gibi yola çıktım.Her hangi bir kimseden veya kurumdan izin alacak değilim,TV. kanalları davet ediyor ve bizde kabul ediyoruz.Son 10 yıl içerisinde TV.larda inanılmaz gösterilere imza attım.

Ali Şan ve Çağla Şikel’in Show TV.de sunduğu ‘’Her şey dahil ‘’ isimli proğramın canlı yayınında dünya rekorunu egale ettim.Hatta sunucu Çağla Şikel’e Altın madalya’mı takdim ettim,kendiside kabul etti ve bana gururla alıyorum dedi.

İnsan madalyasını verirmi ? Çağla hanımda ‘’Hocam bu sizin hakkınız,olurmu falan da demedi yani’’,

( Gülüşmeler ) bu proğramdan sonrada halkdan çok olumlu tepkiler aldım,bir ara sokağa çıktığımda yürüyemez hale gelmiştim,Taekwondo salonumuz doldu,bir çok uzakdoğu sporları hocası beni telefonla arayarak ve bizzat ziyaret ederek tebrik ettiler, sağolsunlar, bu da medyanın gücü olsa gerek.

Yetenek sizsiniz isimli TV programında, Guinnes rekorlar kitabında yer alan Yeni Zelanda’lı bir taekwondocu 16 tane beton blok,midesi üzerinde balyozla en kısa zamanda kırılmış, bende 17 tane yapıcam dedim.

HÜLYA AVŞAR BİRAZ TEDİRGİN OLDU !..

8 defa balyoz darbeleriyle 17 tane beton bloğu karın kaslarım üzerinde başarıyla kırdırdım,ve Yeni Zelanda’lı sporcunun da böylece rekorunu egale etmiş oldum.

Bu rekor denemem kamuoyunda büyük bir ilği çekmişti.

Aynı TV proğramında da 5. Ytongu kafayla kırdığımda benim kafamda patladı ve kanamaya başladı.

Hülya Avşar biraz tedirgin oldu,sahne arkasında doktorlar müdahale ederek sardılar.

Tekrar sahneye çıktım 25’erli bloklar halinde 300 tane mermeri kıracağız dedim,daha öncede 200 mermeri kırmıştım,dirsek ve diğer tekniklerle kır kır bitmiyor, neticede kendi rekorumu egale etmiş oldum.

Ama bende hal yok tabi,seyircilerden büyük alkış ve tezahürat aldım, neredeyse ortalık yıkıldı diyebilirim.

Bir önceki gösteride kafam yaralanmıştı.Acun bey’de ben kontsantre olmaya çalışırken bana yayında ‘’Hocam tehlikesi varmı ?’’ gibi gereksiz sorular soruyordu,bilmiyor tabi neyin nasıl olduğunu.

Hülya Avşar ve eski futbolcu Sergen sürekli güzel kelimelerle bizi onurlandırdı.

Büyük bir ses getirdiğimizi gördük.Çok büyük bir prestij ve saygıyla geri döndük.

Ertesi günü sokağa çıktığımda halk tarafından tebrik edilmem ve güzel sözler duymam çok hoştu.

Ayrıca Bülent Sertaş’ın Kanal 7 isimli TV proğramında 60 tane mermeri aynı anda çift elle kırma denemem oldu.

Televizyona niye çağırırlar bir insanı ?

Demekki bu adam önemli bişeyler yapıyor,şöyle bir düşündüğünüzde ağzınızla kuş tutsanız Televizyonlara çıkarmazlar !.

Herşeyin bir başlangıcı var,kırışlarda aynen böyledir,kademe kademe gelir ve cesaret işidir.

Kırış, yapılan tekniğin etkisinin ispatıdır.

Camiada bize saygı duyuyorlar, bizim içinde bu olay memnuniyet verici bişeydir.

 

Kırış denemeleri rahmetli Ferhat Özsert’den size yansımamı oldu ?

Rekabet diyebiliriz.Ben karate’den taekwondo’ya geçişimden sonra,Sarıyer halk eğitim merkezinde benim Taekwondo dersimden sonra,rahmetli Ferhat Özsert nezaretinde antrenmanlar yapılırdı,orada karateciler ve taekwondocular birbirlerine sert bakış atarlardı. ( Gülüşmeler )

İnanılmaz bir rekabet vardı aramızda.O zamanlar karate branşı daha çok tanınıyordu,biz bir gösteri yapsak hemen karateci yakıştırması yapılırdı.

İsmet Sağlam yaşadığı ve antrenmanlara devam ettiği sürece kırışlara devam edecektir.

Grandmaster olarak empoze ediliyorsunuz, nedir olayın aslı açarmısınız ?

Ustalık ve üstad kavramıdır,büyük usta kavramı var,kamuoyu tarafından şahsıma başarı ölçüsünde yakıştırılan bir olaydır.

Şu an bile sosya medyada yaşanan komedileri görüyoruz.

İnsanların tanımadığı ve görmediği isimler Grandmaster ( !) …

49 senedir bu işin içinde olmama rağmen bunları anlamakta güçlük çekiyorum.

Saygısızlıkda yapmak istemiyorum.Biraz daha seviyeli olsalar ne kadar güzel olacak.

Herkes yerini bilmelidir.Zaten eskiye nazaran bunların çoğuda kayboldu.

Sağlıklı bir yapılanma olmadığında ve uyduruk bişeylerle ortaya çıkıldığında yok olmaya mahkum olacaklardır.

BAZILARI PROFESÖR,HANSİ,SOKE OLARAK KARŞIMIZA ÇIKIYOR !..

80’li-90’lı yıllarda Kung-Fu branşında da vardı bu olaylar.

Bunlarda her türlü yola başvuruyorlar,kariyer yapmaya çalışıyorlar.

Negativ, illegal yollardan, bunlar hoş değil.

Mesela duymadığım bir isim kalkıyor,Profesör,Hansi, Soke olarak karşımıza çıkıyor.

Kendi kendime hangi sistemi ne zaman kurmuş diye hayıflanıyorum.

Ayrıca nasıl rahatsız olmuyor bunlar diye düşünüyorum.Sosyal medya’da ayağını kaldırıyor adam ve bu şekilde kendine paye çıkartarak, bir yerlere gelmeye çalışanlarda var.

Bunlar bana komik geliyor.Sempati kazanılacak şeyler gelip geçicidir.

Olaya Kendini kanıtlamış gibimi acaba diye bakanlarda var.Biz gerçeği biliyoruz.

Taekwondo’nun adı belli..Kısa yoldan kariyer yapmak isteyenlerde mevcut,mesele budur.

Şu an aklıma gelen bir anımı size açıklamak istiyorum.Yıllar evvel bir kardeşimiz benim Levent’deki salonda,beline siyah kuşak takmış Kung-Fu çalıştırıyordu,zamanla eksile eksile 2-3 talebesi kalmıştı,bir gün belindeki siyah kemerini aldı salonun ortasına fırlattı.Bana dönerek ‘’Hocam ben utanç duyuyorum’’dedi.Bende kendisine ‘’Neden’’ diye sordum.

’’Ben bundan sonra kuşağımı atıyorum ve Kung-Fu’yu bırakıyorum,artık vicdan azabı duyuyorum,bundan sonra sizden beyaz kuşak takarak ders almak istiyorum’’dedi..

Hiç unutmuyorum bu davranışını,himayemde Taekwondo çalışarak kendisine yakışanı yaptı.

Keşke herkes yanlışını anlasa.

 

Son olarak DOJOSPOR aracılığıyla kamuoyuna söylemek istediğiniz bir mesajınız var mı ?

Erken emeklilik kavramıyla artık hayat yaşamından elini ayağını çekerek ve ben emekliyim psikolojisine girerek hiç bir şey yapmadıklarını gördük.

Genele baktığımız zaman tembel bir millet olduk.Geçmişte büyüklerimizden böyle gördük,bize iyi örnek olmadılar.Neticede ben 50 yaşından sonra yaptığım gösterilerde ve diğer icraatlarıma baksınlar,bu insanlar biraz silkelenilerek o birikimlerini tecrübelerini daha bir üst düzeye getirip hem kendi çocuklarına, çevresine, Ülkeye pozitif olarak faydalı olmalılar,örnek olmalılar.

Bu konuyu ben medya’da defalarca dile getirdim.Benim yaptığım işler olay oldu,olağanüstü görenlere, aslında sizlerde yapabilirsiniz mesajı veriyorum.

Pozitif bir neticeye dönüşmüşse bunlar sevindiricidir.Bizden sonraki nesil bizden pozitif atılımlar gördüğünde etkileniyorlar ve haliyle örnek oluşuyor.Benim anlayışımda, doğru olanda aslında budur.Yanlış yapma ve negatif olma lüksümüz yok.Mesela beni insanlar yolda çeviriyor,ve bana

‘’Hocam gençlere güzel mesajlar veriyorsunuz’’ gibi güzel şeyler duyuyorum.

Bu gibi şeylerden mutlu oluyoruz.

Rekorlarımın bir 150 sene daha kırılamayacağını iddia ediyorum.Neticede biz ne kırarsak kıralım, ama asla kalp kırmayız.Dünya’nın her tarafında hayranlarımız var, geliyorlar,ziyaret ediyorlar,sevilmek ve sayılmak kadar güzel bişey olamaz.

Tüm sporcu kardeşlerimi sevgi ve saygıyla kucaklıyorum,bana bu güzel söyleşi fırsatını verdiğiniz için teşekkür ederim.

Taekwondo’nun yanısıra Judo,Karate ve Kung-Fu branşlarında tarihe ışık tutacak açıklamalarda bulundunuz,size DOJOSPOR olarak teşekkür ediyoruz.

 

YASAL UYARI:  Dojospor® marka tescillidir. Taklit edilemez. Yazı, resim yada grafiklerden (Facebook sosyal sitesi haricinde) izinsiz alıntı yapılamaz, (Telif Hakkı) Copyright© Dojospor, bir uzakdoğu ve mücadele sanatları web sitesidir.

DOJOSPOR Yönetim kurulu…

 

.

 

 

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın

Kapalı
Başa dön tuşu
Kapalı